Sol ana koroner çatallanmasında OCT damar içi ultrasondan geri kalmadı
Sol ana koroner arterin çatallandığı gerçek distal darlıkta optik koherens tomografi rehberliği damar içi ultrasondan geri kalmadı. 12 aylık hedef lezyon başarısızlığı OCT ile yüzde 14,4, ultrason ile yüzde 19,6 çıktı. Bu bileşik kalp ölümü, hedef lezyona bağlı kalp krizi ve klinik gerekçeyle yapılan revaskülarizasyonu kapsıyor; sonuç işlem sırasındaki kalp krizleri dışlandığında da korundu. Yeni evrensel tanım her kalp krizini birincil, ikincil ve işleme bağlı diye ayırıyor; son grup kalp girişiminden sonraki 30 gün içindeki enfarktüsü kapsıyor.
Bilim··Akşam
Hedef lezyon başarısızlığı OCT ile yüzde 14,4, ultrason ile yüzde 19,6 oldu
Sol ana koroner arterin çatallandığı gerçek distal darlıkta optik koherens tomografi rehberliği damar içi ultrasonla karşılaştırıldı. Karşılaştırma Çin'de 24 merkezde yürüdü. Ortanca 362 günlük izlemde 12 aylık hedef lezyon başarısızlığı OCT ile yüzde 14,4, ultrason ile yüzde 19,6 çıktı. Hedef lezyon başarısızlığı kalp ölümü, hedef lezyona bağlı kalp krizi ya da klinik gerekçeyle yapılan hedef lezyon revaskülarizasyonundan oluşuyor. Hastaların ortalama yaşı 63,5'ti ve yüzde 22,1'i kadındı.[1]
Sonuç işlem sırasındaki kalp krizleri dışlandığında da korundu
Sonuç, işlem sırasındaki kalp krizleri dışlandığında da korundu. Beijing Anzhen Hastanesi ve Başkent Tıp Üniversitesi'nden Yong Zeng, OCT rehberliğinin uygun seçilmiş hastalarda ultrasona bir seçenek sayılabileceğini söyledi. Yöntem seçiminde anatomi, uygulanabilirlik ve merkezin deneyimi belirleyici kalıyor. Karşılaştırma iki yöntemin denk ya da birinin üstün olduğunu ortaya koymuyor.[1]
Kalp krizleri artık birincil, ikincil ve işleme bağlı diye ayrılıyor
Beşinci evrensel miyokart enfarktüsü tanımı her kalp krizini birincil, ikincil ve işleme bağlı olmak üzere üçe ayırıyor. Birincil grup plak yırtılması, kendiliğinden diseksiyon, spazm veya pıhtılaşma gibi damarın kendi olaylarını; ikincil grup başka bir hastalıkla birlikte görülen oksijen arz-talep dengesizliğini; üçüncü grup ise kalp ameliyatı veya girişiminden sonraki 30 gün içinde gelişen enfarktüsü kapsıyor. Nicholas Mills, eski numaralı sınıflamanın klinikte uygulanmasının her zaman kolay olmadığını ve tanı ile tedavide tutarsızlıklar görüldüğünü söyledi. Kristin Newby, yeni adlandırmanın hekime krizin grubunu bir numara yerine anlaşılır bir ifadeyle anlatma yolu verdiğini söyledi. Belge ICD-11 kodlamasıyla da uyumlandırıldı. Bir uzlaşı standardı olarak tedaviyi değil olayların nasıl sınıflandırıldığını kapsıyor.[2]