Juno verilerinde Jüpiter'in manyetik boşlukları 40 dakikaya yaklaşıyor
Juno'nun 10 yıllık ölçümleri, Jüpiter çevresindeki doğrusal manyetik boşlukların bazı durumlarda yaklaşık 40 dakika sürdüğünü gösteriyor. Bunlar alan şiddetinin düştüğü, yönünün ise az değiştiği plazma yapıları. Hem manyetosferde hem dışındaki manyetokılıfta görülüyorlar. Çalışma, enerjik elektron akılarındaki artışlarla da eşleşme buluyor; sonuçlar farklı gezegen ortamlarındaki plazma davranışını karşılaştırmaya olanak sağlıyor.
Bilim··Sabah
Alan gücü düşüyor, yön az değişiyor
Juno uzay aracının Jüpiter çevresinden topladığı veriler, doğrusal manyetik boşlukların bazı durumlarda 40 dakikaya yakın sürdüğünü gösteriyor. Manyetik boşluk, uzayda maddesiz bir oyuk değil; manyetik alan şiddetinin çevresine göre düştüğü bir plazma yapısı. Plazma, yüklü parçacıklardan oluşan ortamı anlatıyor. Doğrusal olarak adlandırılan örneklerde alanın yönü az değişiyor. İncelenen yapılar, Dünya yakınındaki benzerlerinden daha uzun süreli olabiliyor.[1]
Jüpiter çevresindeki dağılım
Araştırmacılar Juno görevinin 10 yıllık ölçümlerini taradı. Yapılar hem gezegenin manyetik alanının belirleyici olduğu manyetosferde hem de bunun dışındaki manyetokılıfta yaygın biçimde bulundu. Görülme sıklığı bölgelere göre değişiyor. Manyetik alan şiddetindeki düşüşlere plazma basıncındaki artış eşlik ediyor. Böylece çalışma, aynı tür yapının Jüpiter çevresindeki farklı plazma koşullarında nasıl ortaya çıktığını karşılaştırıyor ve tek bir konumdaki gözlemle sınırlı kalmıyor.[1]
Enerjik elektronlarla eşleşme
Elektron ölçümleri, boşlukların içinde farklı hareket yönü dağılımları gösteriyor; bunlar arasında eşyönlü dağılımlar öne çıkıyor. Enerjik elektron akısındaki yükseliş, bulunan boşlukların yaklaşık yüzde 81'ine eşlik ediyor. Yazarlar bu eşleşmeyi, manyetik boşlukların Jüpiter çevresindeki parçacık topluluklarını etkilediğine ilişkin bulgu olarak yorumluyor. Sonuçlar, gezegenin büyük manyetik ortamındaki yapıların, başka gezegenlerde incelenen örneklerle ortak özelliklerini ve farklılıklarını araştırmaya katkı sağlıyor.[1]