Dasatinib küçük lenfoma çalışmasında yanıt hedefinin altında kaldı
Japonya’da daha önce tedavi görmüş T foliküler yardımcı hücre lenfoması hastalarında dasatinibin etkisi faz 2 çalışmada sınandı. Değerlendirilebilir 17 hastanın dördü yanıt verdi; tek çalışma önceden belirlenen başarı eşiğine ulaşamadı. Yanıtlar küçük bir genetik alt grupta toplansa da kontrol grubunun bulunmaması bu bulgunun yorumunu sınırlıyor. Hangi hastaların ilacı alması gerektiğini belirleyen bir seçim kuralı henüz doğrulanmış değil.
Bilim··Akşam
Birincil sonuç hedefin altında
Dasatinib, daha önce tedavi görmüş T foliküler yardımcı hücre lenfoması hastalarının 17’sinden dördünde yanıt sağladı. Yüzde 23,5’lik oran, önceden belirlenen yüzde 30 eşiğinin altında kaldı. Hakemli tek faz 2 çalışmanın bilgisayarlı tomografiye dayanan değerlendirmesinde üç tam ve bir kısmi yanıt vardı. Ayrı PET incelemesinde beş yanıt sayıldı; ancak bu ikincil ölçüm, birincil sonucun yerine geçmiyor. Yüzde 95 güven aralığının yüzde 3,4–43,7 kadar geniş olması, küçük örneklemdeki belirsizliği gösteriyor.[1]
Daha önce tedavi görmüş ileri yaştaki hastalar
Japonya’daki 13 merkezde yürütülen çalışmaya, önceki kemoterapiden sonra hastalığı yineleyen veya tedaviye dirençli on dokuz kişi alındı. Çalışmada 18 kişi tedavi gördü; merkezi patoloji incelemesinde farklı tanı alan bir kişi etkinlik analizinden çıkarıldı. Tedavi görenlerin ortanca yaşı 73’tü. Tedaviyle ilişkili yan etki 11 kişide, derece üç veya üzeri yan etki ise dört kişide görüldü. Tedaviyle ilişkili ölüm bildirilmedi. Bu kadar küçük ve seçilmiş bir grup, nadir zararları dışlamaya veya yeni tanı alan bütün hastaları temsil etmeye yetmiyor.[1]
Genetik ipucu için karşılaştırmalı çalışma gerekiyor
Dört yanıtın tamamı, RHOA p.G17V mutasyonu taşıyan 11 değerlendirilebilir hastada görüldü; mutasyonu bulunmayan altı kişide yanıt yoktu. Keşif niteliğindeki bu alt grup bulgusu, biyobelirtece göre hasta seçen yeni bir çalışma için soru oluşturuyor. Kontrol grubu olmadan, mutasyonun özellikle dasatinibden yarar görmeyi öngördüğü belirlenemiyor. Alt grupların küçüklüğü ve tedavi sonrası tümör örneklerinin eksikliği de yorumu sınırlandırıyor. Genetik işaret araştırılacak bir hipotez olarak kalırken, çalışmanın genel yanıt hedefini karşılayamadığı sonucu geçerliliğini koruyor.[1]
İlgili köşe yazıları
Bu gündem hakkında daha fazla bilgi için ilgili köşe yazılarını okuyabilirsiniz.