FOXO3, hücresel yaşlanma modelinde DNA’nın paketlenmesini yeniden düzenliyor
İnsan hücrelerindeki deneyler, gen etkinliğini düzenleyen FOXO3 proteinini DNA hasarıyla gelişen hücresel yaşlanma sırasında DNA’ya erişimin değişmesiyle ilişkilendirdi. Hakemli araştırma, DNA’nın paketlendiği kromatini düzenleyen proteinleri ve birincil astrositleri de inceledi. Bulgular, hücre modellerinin moleküler yanıtlarını açıklıyor; insan ömründe uzama veya klinik yaşlanmada iyileşme göstermiyor. Kontrollü protein artışı ile protein azaltılması farklı deneylerde sınandı.
Bilim··Öğle
FOXO3 azaltılınca hücresel yanıtın bir bölümü bozuldu
FOXO3 azaltıldığında DNA hasarına bağlı hücresel yaşlanmaya eşlik eden DNA paketlenmesindeki değişimlerin bir bölümü oluşmadı. Hakemli çalışma, gen etkinliğini düzenleyen bu proteini insan hücre sistemlerinde inceledi. Hücresel yaşlanma, hücrelerin bölünme döngüsünden çıktığı bir durum. Bu duruma girerken FOXO3 düzeyleri erken yükseldi; birincil insan astrositlerindeki deneyler de DNA hasarını sınırlamada rol oynadığını destekledi.[1]
Kromatin, DNA’nın proteinlerle birlikte paketlendiği yapı. Araştırmacılar hangi bölgelerin erişilebilir duruma geldiğini ölçtü; bu bilgiyi RNA dizilemesi ve protein bağlanma deneyleriyle birleştirdi. FOXO3’ün kontrollü artırılması, erişilebilirliği değiştirirken SWI/SNF kompleksi dâhil kromatin düzenleyici proteinlerin genlerini etkinleştirdi. Kompleksin baskılanması, birçok değişime katıldığını destekledi; ancak kullanılan baskılayıcı başka hedefleri de etkileyebilir.[1]
Yaşlanma durumundaki hücrelerin düzenleyici ağı, çoğalan hücrelerdekinden farklıydı. Bazı erişilebilir bölgeler kapanırken başka bölgeler açıldı; protein dengesini ve hücresel kimliği, ayrıca metabolizma ile stres yanıtını düzenleyen programlar etkilendi. Yeni erişilebilir bölgelerin her birine FOXO3’ün doğrudan bağlandığı gösterilmedi.[1]
Hasar modeli beyin tümörü hücre hattında kuruldu
Ana yaşlanma modeli, insan glioblastoma beyin tümörü hücre hattı U87MG’ye etoposid verilerek kuruldu. DNA sentezi üç gün içinde azaldı; on dört günlük uygulamanın ardından hücreler döngüden çıktı. Araştırmacılar çoğalmayı, DNA hasarı işaretlerini ve yaşlanmayla ilişkili beta galaktozidazı izledi. Deneyler, belirli bir hasar yanıtını inceliyor; insan ömrünün uzamasını veya yaşlı bireylerde klinik iyileşmeyi ölçmüyor.[1]