EV-A71 kesecikleri deney modellerinde beyin bariyerini zayıflattı
Hücre deneyleri ve yenidoğan fareler, enterovirüs A71 enfeksiyonunda kan-beyin bariyerini zayıflatan bir yol ortaya koydu. Enfekte hücrelerin salgıladığı keseciklerdeki küçük RNA’lar, Notch1 sinyalini baskıladı. Hakemli çalışma, ağır hastalığı olan çocukların örneklerinde de bu RNA’ları yüksek buldu. Çocuklara tedavi uygulanmadı; hasta örneklerindeki karşılaştırma gözlemseldi ve insanlarda güvenli ya da etkili bir tedavi sonucu elde edilmedi.
Bilim··Öğle
Beyin damarlarına uzanan dolaylı yol
Enterovirüs A71, vücudun başka yerlerinde enfekte olmuş hücrelerden çıkan paketlerle beyni çevreleyen bariyeri zayıflatabiliyor. Hakemli çalışmada hücre deneyleri ve yenidoğan fareler, hücre dışı kesecik denen bu küçük, zarla çevrili taşıyıcıların beyin damarlarına ulaşıp sızıntıyı artırdığını gösterdi. Çocuklardan alınan kan örnekleri de gözlemsel karşılaştırma sağladı. Bulgu, enfeksiyonun virüsün merkezi sinir sistemine girişini kolaylaştırabileceği dolaylı bir yol tanımlıyor.[1], [2]
Küçük RNA’lar koruyucu sinyale müdahale ediyor
Kesecikler, genlerin çalışmasını düzenleyen küçük RNA moleküllerinden miR-30 ve miR-34 ailelerinin üyelerini taşıdı. Bunlar beyin damarlarının içini kaplayan hücrelerde Notch1 sinyalini azalttı; normalde geçişi kısıtlayan hücre bağlantıları bozuldu. Deneylerde düz hücre tabakası yanında, bariyeri destekleyen başka hücreleri de içeren üç boyutlu kültürler kullanıldı. Deneysel JAG1 maddesiyle Notch1’in etkinleştirilmesi, modellerde bariyer ölçümlerini iyileştirdi. Uygulama yapılan farelerde beyne sızıntı ve beyindeki virüs yükü de azaldı.[1]
Çocuk örnekleri bir ilişki gösteriyor
Klinik örneklemede 24 sağlıklı çocuk, 23 hafif ve 21 ağır hasta yer aldı. Keseciklerle ilişkili RNA düzeyleri ağır hasta grubunda daha yüksekti; bu sonuç hastalığın ağırlığıyla olası bir bağlantıyı destekliyor. Gözlemsel karşılaştırma, ağır hastalığa hangi sürecin neden olduğunu belirleyemez. Hiçbir çocuğa deneysel müdahale uygulanmadı. Keseciklerin başka içerikleri de bariyerdeki değişime katkıda bulunabilir. Önerilen kan belirteçlerinin bağımsız hasta gruplarında sınanması gerekiyor.[1]