Atık bağlayıcılı maden dolgusu sahadaki dayanım gereksinimini aştı
Hakemli laboratuvar ve saha çalışmasında, sanayi atıklarından elde edilen bağlayıcılı maden dolgusu tasarımda istenen dayanımı aştı. Sahada 1,8 megapaskallık gereksinime karşı 2,3 megapaskal ölçüldü; değer ilgili laboratuvar sonucunun altında kaldı. Ayrı bir hesapta, birim bağlayıcı kütlesi başına emisyon Portland çimentosundan çok düşük bulundu. Bütün bir maden işletmesinin toplam emisyonu bu hesabın kapsamı dışında kalıyor.
Bilim··Gece
Saha dayanımı tasarım gereksinimini geçti
Maden dolgusu, yeraltında kazıyla açılan boşlukları dolduruyor; bunun için malzemenin hem yeterince akması hem de dayanım kazanması gerekiyor. Hakemli bir çalışma, sanayi atıklarından elde edilen bağlayıcıyı laboratuvar örneklerinde ve saha uygulamasında sınadı. Sahadaki malzeme, tasarımda istenen 1,8 megapaskala karşı 2,3 megapaskal basınç dayanımına ulaştı. Bu değer ilgili laboratuvar ölçümünden yaklaşık yüzde 13 düşüktü. Dolayısıyla aynı çalışmanın denetimli deneyleri ile uygulamadaki sonuçları birbirinden ayrılıyor.[1]
Bileşim akışı ve iç yapıyı değiştiriyor
Bağlayıcıda çelik cürufu, yüksek fırın cürufu ve alkali cüruf bir araya getirildi; farklı bileşimler farklı sonuç verdi. Alkali malzemenin artması akışkanlığı azalttı. Araştırmacılar dayanım farklarını anlamak için suyla tepkimede oluşan ürünleri, gözenek yapısını ve kuruma büzülmesini inceledi. Daha sıkı bir iç yapı ve büzülmeyi dengeleyen mineral oluşumu, değerlendirilen mekanizmalar arasındaydı. Seçilen karışımlardaki başarı bu nedenle bütün atık bağlayıcıları tanımlamıyor.[1]
Karbon hesabı bağlayıcının kendisini kapsıyor
Emisyon hesabında atık bağlayıcı, birim kütle başına Portland çimentosundan yüzde 95’ten fazla düşük bulundu. Karşılaştırma birim dayanım başına emisyona çevrildiğinde, karışım oranlarının önemi de değişti. Bağlayıcı üretiminden doğan emisyonlar, bütün bir madenin salımlarına göre daha dar bir kapsam taşıyor. Atıkların bileşimi, malzemenin uzun dönem davranışı ve yerel uygulama koşulları, sonucun başka yerde kullanılmasında önemini koruyor.[1]