Antarktika ozon deliği, 48 yılın yedinci en büyük alanına ulaştı
NASA ile NOAA, Antarktika üzerindeki ozon deliğinin alan bakımından 48 yıllık izlemede yedinci sıraya çıktığını açıkladı. Olağandışı güçlü kutup girdabı, ozonun parçalanmasına elverişli soğuk bölgeyi genişletti. Mevsimlik değerlendirmede, ozon kaybının geçmişteki bazı büyük deliklerden daha sınırlı kaldığı da belirtildi. Ozona zarar veren kimyasallara yönelik kısıtlamaların desteklediği uzun vadeli toparlanma sürüyor.
Bilim··Sabah
Geniş bir mevsimlik delik
NASA ile NOAA (ABD Ulusal Okyanus ve Atmosfer İdaresi), 4 Kasım’da Antarktika üzerindeki ozon deliğinin 48 yıllık izleme döneminin alan sıralamasında yedinci olduğunu açıkladı. Yoğun kayıp dönemi olan 7 Eylül–13 Ekim arasında ortalama olarak yaklaşık 25 milyon kilometrekareyi kapladı. Günlük en geniş alanın ölçüldüğü tarih 18 Eylül oldu; delik o gün 27,1 milyon kilometrekareydi. Bilim insanları, atmosferdeki toplam ozon miktarının standart ölçüsü olan Dobson biriminin 220’nin altına düştüğü bölgeyi ozon deliği olarak tanımlıyor.[1]
Güçlü girdap soğuk bölgeyi genişletti
Antarktika kutup girdabı, insan yapımı bileşiklerden gelen klor ve bromun stratosfer ozonunu parçalayabildiği soğuk koşulları koruyor. NOAA araştırmacısı Amy Butler, normalde girdabı dağıtan atmosfer dalgalarının ağustos ve eylülde olağandışı zayıf kaldığını belirtti. Bu nedenle güçlü girdap rüzgârları kutuptan daha uzakta kaldı ve ozon kaybına elverişli soğuk alan genişledi. Güney Kutbu’ndaki balon ölçümlerinde yıllık en düşük değer 105 Dobson birimi oldu; bu ölçüm 17 Ekim’de yapıldı. İstasyonun geçmiş en düşük değeri ise Ekim 2006’da ölçülen 92 birim.[1]
Kimyasal kısıtlamalar toparlanmayı destekliyor
Kurumlar, koruyucu ozon tabakasının 1987 Montreal Protokolü ile getirilen kısıtlamalar altında uzun vadeli toparlanma yolunu koruduğunu belirtti. Eskiden buzdolaplarında, klimalarda ve yalıtımda yaygın kullanılan kimyasallar, atmosferde ve eski ürünlerde onlarca yıl kalabiliyor. Bu yılki değerlendirme, balon ve yer gözlemlerini NOAA-20 ve NOAA-21’den, NASA’nın Aura uydusundan ve ortak işletilen Suomi Ulusal Kutup Yörüngesi Ortaklığı uydusundan gelen ölçümlerle birleştiriyor. Alan geniş olsa da ozon kaybı, geçmişteki bazı büyük deliklerdeki kadar derin olmadı. Stratosferdeki ozon, canlıları zararlı Güneş ışınımından koruyor. Bu koruyucu işlev, yer seviyesindeki ozondan farklı. Yere yakın ozon, insan etkinlikleriyle oluşabilen bir hava kirleticisi olarak değerlendiriliyor.[1]