Glioblastoma atlası, tümör hücrelerinin değişiminde ortak bir yol buldu
Birincil glioblastoma tümörlerinden oluşturulan 12 örneklik atlas, farklı doku bölgelerinde kanser hücrelerinin benzer bir dönüşüm yolu izlediğini gösterdi. Genetik farklılıklar, hücre durumlarını birbirinden kesin sınırlarla ayırmıyordu. Hakemli araştırma, tek biyopsinin kaçırabildiği çeşitliliği betimliyor. Laboratuvar gözlemleri önerilen dönüşüm yolunu desteklerken, bu yolun hedeflendiği bir tedavinin hastalara yararı henüz gösterilmiş değil. Bulgular tümörün iç düzenine ilişkin bir çerçeve sunuyor.
Bilim··Akşam
Tümör atlası tekrarlanan hücre durumlarını haritaladı
Saldırgan bir beyin tümörü olan glioblastomada kanser hücreleri farklı özellikler taşıyabiliyor ve zamanla değişebiliyor. Yeni bir atlas, bu hücresel durumlarda ve tümör dokusundaki dağılımlarında tekrarlanan örüntüler belirledi. Hakemli araştırma 4 Kasım’da yayımlandı. Bulgular, hastalığı karmaşıklaştıran iç çeşitliliği anlamak için hücrelerin özellikleriyle olası dönüşüm yolunu aynı çerçevede birleştiriyor. Böylece tümör içindeki farklılıklar, hücrelerin bulunduğu yerlerle birlikte değerlendirilebiliyor.[1], [2]
Atlas, 12 birincil tümörün örneklenen 57 bölgesini kapsıyor. Bir milyondan fazla hücre çekirdeğinden elde edilen bilgiler, doku üzerinde genlerin nerede etkin olduğunu gösteren haritalarla birleştirildi. Bu yaklaşım, hücrenin özelliklerini tümörün hangi bölümünde bulunduğuyla birlikte karşılaştırmayı sağladı. Örnekler, Britanya’daki Cambridge Üniversitesi Hastaneleri’nde ameliyat edilen hastalardan yazılı onam ve etik kurul izniyle alındı. İnceleme, tek bir doku parçasıyla sınırlı kalmadan farklı bölgeleri karşılaştırdı.[1]
Genetik alt gruplar dokuda iç içe geçti
Tekrarlanan yol, gelişmekte olan sinir hücresi öncüllerini andıran durumlardan, destek hücrelerinin hasara yanıtıyla ve oksijen azlığıyla ilişkili durumlara uzanıyor. Hücresel durumlar doku içinde belirli bir yerleşim gösteriyor. İncelenen 12 tümörün sekizinde temel doku mikroçevrelerinin neredeyse tamamı birlikte bulundu. Bağımsız patoloji değerlendirmeleri de anatomik bölgelerin ayırt edilmesine katkı sağladı. Farklı hücre durumları, böylece tümörün düzenli bir mekânsal yapısı içinde gözlendi.[1]
Genetik açıdan farklı kanser hücresi alt grupları, doku içinde küçük ölçekte iç içe geçmişti. Her alt grup birden fazla hücresel durum barındırabiliyordu. Genetik ayrım, hücrelerin özelliklerini birbirinden kesin çizgilerle ayırmıyordu. Bu nedenle tümörü tek ve türdeş bir hücre topluluğu gibi sınıflandırmak güçleşiyor. Başka bölgelerde durumların dağılımı değişebildiğinden, bir noktadan alınan biyopsi tümörün hücresel çeşitliliğinin yalnızca bir bölümünü yakalayabiliyor.[1]
Laboratuvar gözlemleri önerilen yolu destekledi
Mutasyonlardan çıkarılan soy ilişkileri ile hasta hücrelerinden oluşturulan organoidlerdeki gözlemler, önerilen dönüşüm yolunu destekledi. Organoidler, hastanın tümör hücrelerinden yapılan laboratuvar modelleri. Araştırmacılar zaman içinde hücre topluluklarının değişimini izledi; her hücrenin soyunu kesintisiz takip etmedi. Hücrelerin bu yolda bütünüyle ters yönde ilerleyip ilerleyemeyeceği belirsizliğini koruyor. Çevredeki bağışıklık hücrelerinin sinyalleri, yolun bazı bölümleriyle ilişkili bulundu. Bütün yönlendirici etkenler ise bilinmiyor. Atlas çalışmasında klinik yararı ölçmek üzere bir tedavi denenmedi.[1]