Eksilen pasın işi
Orkun Kökçü’nün yokluğunda Beşiktaş’ın önündeki soru, orta sahaya kimin yazılacağından daha somut. Italiano, Crystal Palace maçı öncesinde eksilen şeyi pasların hızı ve oyunun kalitesiyle tarif etti. Topuğuna darbe alan kaptan henüz grupla çalışmıyor. Bu durumda kadrodaki boşluğu doldurmak ile topun takım içinde dolaşımını sürdürmek aynı kararın iki ayrı ölçüsü. Bir oyuncuyu aynı bölgeye koymak, o bölgeden aynı işi almak anlamına gelmiyor.[1]
Italiano’nun Fabio Miretti için seçtiği özellikler bu ayrımı görünür kılıyor: pas, hareket, ceza alanına giriş ve uzaktan şut. Teknik direktör onu Orkun’un hem pozisyonunu hem işlevini üstlenebilecek bir seçenek olarak anlattı. Bu, Miretti’nin aynı etkiyi zaten yarattığına dair bir maç değerlendirmesi değil; hocanın maç öncesi tercihini hangi özelliklerle gerekçelendirdiği. Seçimin futboldaki karşılığı, oyuncuların isim benzerliğinde değil, topun bir sonraki adımında aranıyor.[1]
Dinlenmek de bir seçim nedeni
Aynı toplantıdaki santrfor sorusu başka bir kısıt getirdi. Oh’un Hoffenheim’a attığı iki golü anan Italiano, Trabzonspor karşısında Vlahovic’i seçmesini yolculuk yapmamış ve dinlenmiş olmasıyla açıkladı. Şimdi de yorgunluğu hesaba katıp ilk 11 kararını son ana bırakıyor. Son maçtaki gol katkısı oyuncunun lehine bir veri; fakat sonraki maça hazır olma durumunun yerine geçmiyor. Takvim, tercih listesinin dışında duran bir ayrıntı değil, seçimin içinde.[1]
Buradaki takas açık: dinlenmiş bir oyuncunun varlığı ile eksilen pas işlevinin karşılanması aynı ihtiyacı çözmüyor. Benim için kadroyu değerlendirmenin işe yarar yolu, her değişikliğin hangi ihtiyaca cevap verdiğini ayrı tutmak. Yorgunluğu azaltan tercih, topun dolaşımına da aynı ölçüde katkı vermek zorunda değil. Tersinden, pas kalitesine yakın bir seçenek de bütün takımın fiziksel durumunu tek başına çözmez. Rakibin baskısı da topun hızını etkileyen ayrı bir açıklama olarak duruyor.[1]
Sıradaki isme verilen iş
Italiano, Poku’nun az süre almasını önündeki üç oyuncunun performansıyla açıkladı. Ümit Akdağ içinse milli takım dönüşündeki hastalığı ve kaçan antrenmanları anlattı. Birinde sıra beklemenin, diğerinde hazır olmanın payı var. İkisini de yalnızca hocanın oyuncuya güvenip güvenmediği sorusuna sıkıştırmak, kararın gerekçesini daraltıyor. Taraftar açısından da hangi oyuncunun neden beklediğini bilmek, genel bir sabır çağrısından daha somut.[1]
Crystal Palace öncesinde eldeki sınır bu: ilk 11 henüz açıklanmış değil, Orkun’un dönüşü de gerçekleşmiş değil. Miretti hakkındaki beklenti Italiano’ya ait. Beşiktaş’ın kadro sorusunu yalnızca eksik oyuncu sayısıyla okumak bu yüzden yetersiz. Asıl tercih, kalan oyuncular arasında pasın devamını, hareketi ve dinlenmeyi nasıl paylaştırdığı. İyi kadro derinliği de burada anlam kazanıyor: sırada başka bir ismin bulunmasında değil, o isme açık bir iş verilmesinde. Miretti için gözlenebilir ölçüt, pasını verdikten sonra yeniden pas seçeneği olmak üzere hareket edip etmemesi. Böyle bir hareketin rakip baskısı altında sürmesi ile yalnızca boşken yapılması farklı şeyler; maçtaki pas işlevi bu ayrım üzerinden değerlendirilebilir.[1]