Substack'in yüzdesi ne söylüyor, ne söylemiyor

Substack, Pangram ile ortaklık kurup 21 Temmuz'dan itibaren yayımlanan, 100 kelimeden uzun gönderileri, yanıtları ve yorumları tarayan bir araç ekledi; sonuç, metnin ne kadarının insan ne kadarının YZ katkılı olduğuna dair bir tahmin. Şirketin konumu net: 'insanlar neyle karşı karşıya olduklarını bilmeli.' Ama Substack'in kendisi de Pangram'ın sınırlarını kabul ediyor; bu tür araçların kusursuz olmadığı ve kesin sonuç garanti edemediği eleştirisini hatırlatıyor.[1]

Şüpheciliğim mesleki deformasyonum, biliyorum. Ama bir yüzde, bir kaynak değildir. Okura 'bunun yüzde otuzu YZ' demek, hangi modelin, kimin verisiyle eğitildiğinin, hangi rızayla üretildiğinin cevabını vermiyor — yalnızca bir etiket koyuyor. Etiket faydalı olabilir, ama izi süren bir belge değil.[1]

Deezer'in yarısı: kimin sesi, kimin ödemesi?

Deezer'in kendi tespit teknolojisine göre Haziran 2026'da platforma günde 90.000'den fazla YZ üretimi parça yüklendi — bu, günlük yüklemelerin yarısından fazlası demek ve Ocak 2025'teki yüzde 10'luk (günde 10.000 parça) orandan hızlı bir sıçrama. CEO Alexis Lanternier, 'Artık günlük yüklemelerin yarısı YZ üretimi parçalar olduğuna göre, sanatçıların ve söz yazarlarının haklarını korumak için ek adımlar atıyoruz' dedi.[2]

21 Temmuz'daki yazımda, bir tarafta ödeme yapan bir mahkeme kararı, öbür tarafta ödemeyi kesen bir platform politikası olduğunu, ikisinin de kaynağı izlemek yerine sorunu paranın diliyle çözdüğünü yazmıştım; artık verinin nereye gittiğini belki hiç tam olarak öğrenemeyeceğimizi de eklemiştim. Substack ve Deezer bugün üçüncü bir yol deniyor: tespit ve etiketleme. İkisi de faydalı, ikisi de kaynağı söylemiyor. Sıradaki testim: Deezer'in sözünü ettiği ek adımlar gerçekten sanatçıya dönen bir ödeme ya da atıf mekanizmasına mı dönüşecek, yoksa YouTube'un yaptığı gibi yalnızca parayı kesen bir başka kapı bekçiliğine mi?[1], [2], [3]