Dokuz ayı mümkün kılan iş sırası

Bir veri merkezi müşterisi için teslim süresi, işlem gücüne erişimin başlangıcını belirler. Bridge Data Centres’ın yatırım yöneticisi Kevin Guan, Güneydoğu Asya’da temel atılmasından hizmete hazır hale gelmesine kadar bir projenin dokuz ay gibi kısa sürede tamamlanabildiğini söylüyor. Mingtiandi’nin forumunda anlattığı yöntemde tasarım, inşaat ve mekanik-elektrik donanımının tedariki birlikte ilerliyor. Bir ekibin işi bitirmesini bekleyip diğerini başlatmak yerine, aynı takvimde birden fazla iş yürütülüyor.[1]

Şirket bunun için standart bir çelik taşıyıcı yapı ve bina kabuğu kullanıyor. Müşterinin gereksinimlerine göre önceden üretilen mekanik ve elektrik sistemleri, konteynerler içinde binaya yerleştiriliyor. Bu yaklaşımın mühendislik değeri, sahada peş peşe yapılacak işlerin bir bölümünü ön üretime taşımasında. Teslim hızının dayanağı böylece somutlaşıyor: bina ile içindeki donanımın hazırlanması aynı anda ilerleyebiliyor. Dokuz ay, Guan’ın verdiği en kısa süre; her müşteri ve pazar için standart teslim takvimi sayılması güç.[1]

Sözleşmeden şantiyeye

Guan, Bridge Data Centres’ın sözleşmeli kapasitesinin 1 GW’ı geçtiğini ve iş hacminin bir yılda iki katından fazla büyüdüğünü belirtiyor. Gelecek yıl yaklaşık 1 GW kapasitenin inşaat halinde olmasını da bekliyor. Sözleşmeli büyüklük müşteri taahhütlerinin, inşaat beklentisi ise yapılacak fiziksel işin ölçeğini anlatıyor. Aynı güç birimiyle yazılmaları bu iki sayıyı toplanabilir hale getirmiyor; aynı projelerin bu aşamalardan geçmesi mümkün.[1]

Bridge’in ön üretim yöntemi, yapım aşamasında zaman kazanmanın yolunu açıklıyor. Bir müşterinin kapasite planında bu kazancın karşılığı, sözleşmedeki teslim tarihi ile tesisin hizmete hazır olduğu tarih arasındaki ilişkide ortaya çıkıyor. Aynı proje sözleşmeden inşaata, ardından hizmete geçerken megavatın niteliği değişiyor: önce bir müşteri taahhüdünü, sonra yapım işini, en sonunda kullanılabilir tesisi anlatıyor. Teslim takvimi, büyüme rakamını müşterinin yerleşebileceği bir yere bağlıyor.[1]

Japonya’da sermayenin bekleme süresi

Guan’ın Japonya için anlattığı tablo, bu teslim modelinin sınırını gösteriyor. Geliştirme sürecini yaklaşık beş yıl, megavat başına sermaye harcamasını da belirgin biçimde daha yüksek olarak tanımlıyor. Bridge, bu pazara yeni giren bir işletmeci olarak hem geliştirme hem finansman için yerel ortaklara dayanmayı planlıyor. Böylece Güneydoğu Asya’da şirketin kendi büyümesiyle kurduğu model, Japonya’da ortaklı bir yapıya dönüşüyor.[1]

Dokuz aylık süre temel atıldıktan sonrasını, Japonya’daki yaklaşık beş yıl ise geliştirme döngüsünü kapsıyor; bunlardan bir hız oranı çıkarmak yanıltıcı olur. Yine de uzun geliştirme süresi, finansmanın projenin daha uzun hazırlık dönemini taşımasını gerektiriyor. Guan’ın hem şirket hem tekil varlık düzeyinde sermaye toplandığını söylemesi bu açıdan önemli. Ön üretim, yapım takvimini sıkıştırabilir; yerel ortak ve finansman düzeni de o takvime kadar projeyi taşıyan yapıyı kurar. Müşterinin satın aldığı teslim güvencesi bu iki işin birlikte ilerlemesine bağlı.[1]