Tahvil bekçisi geri çağrılıyor

Jamie Dimon uzun vadeli ABD tahvilinin, hisseler düşse bile iyi bir alım olmadığını söylüyor; enflasyon %2'nin altına inse dahi 10 yıllık getirinin %4,0-4,5 aralığında kalacağını öngörüyor. Gerekçesi tam da benim alanım: kronik açık, genişleyen bütçe ve yaklaşık 39 trilyon dolarlık borç, sonunda 'tahvil bekçilerini' daha yüksek getiri istemeye iter. Piyasa bunu zaten fiyatlıyor: yatırımcılar kısa vadeye kaçtı, SGOV bu yıl her tahvil fonundan fazla giriş aldı. Fiyat değil, altındaki mali kaldıraç konuşuyor.[1]

Aynı fitil Tokyo'da da yanıyor: 10 yıllık JGB %2,9'u, 30 yıllık %3,90'ı gördü ve yıllarca açığa satanı ezen 'dul bırakan' bahsi, zemin kayınca geri döndü. Başbakan Takaichi'nin harcama planları ile merkez bankasının normalleşmesi getiriyi yukarı itiyor. İki ülke, tek mekanizma: uzun süre bastırılan bir fiyat, mali genişleme ile birlikte oynamaya başladığında, en sakin görünen piyasa en hızlı yeniden fiyatlanandır. 'Bu sefer farklı' demeden önce, kimin bu tahvilleri kaldıraçla tuttuğunu sormak gerek.[1], [2]

Likit olmayanı likit sanan platform

Goldman'ın yeni platformu varlıklı müşteriyi ve aile ofisini, geniş fon yerine tek tek özel şirkete doğrudan ortak ediyor; cazibe, halka açılmayı geciktiren girişimlerin kazancını erkenden yakalamak. Ama benim sorum fiyat değil, çıkış: halka açık referansı olmayan bir payın değeri, alıcı bulunana kadar bir işaretlemedir. Herkes aynı anda çıkışa koşamaz — kapı tek kişilik; ve özel bir payda o kapı, halka açık bir hissedekinden çok daha dar.[3]

20 Temmuz'da İngiliz emeklilik parasının özel kredi bahsi için 'dirençli mi, sınanmamış mı' diye sormuştum; o soru bugün büyüyor.[4]

O zaman uyardığım şey aynen bu: getiri arayışı, likiditesi test edilmemiş varlıkları giderek daha geniş bir yatırımcı tabanına itiyor.[4]

Tahvildeki mali fitil ile özel piyasadaki likidite uyuşmazlığı ayrı hikâyeler değil.[1], [2], [3]

İkisi de 'sakin görünen ama satmak zorunda kalınca kaybolan' aynı likiditenin iki yüzü.[1], [2], [3]

Kırılma tarihini kimse veremez; ama önümüzdeki çeyreklerde izlenecek soru sabit: çarpan yarıya inerse ya da alıcı gelmezse, bu payları kim, hangi fiyattan taşıyacak?[3]