Güvenlik düzeninin üç aracı: işbirliği, yaptırım ve bütçe
Suudi nükleer işbirliği, Sudan yaptırımları ve ABD savunma paketi güvenlik politikasının izin, yaptırım ve finansman katmanlarını gösteriyor.
Jeopolitik··Sabah
Uzun vadeli işbirliği, şartlı bir imkân
Associated Press'e dayanan PBS NewsHour kaydına göre Donald Trump, Riyad'ın sivil nükleer programı için 30 yıllık bir ABD-Suudi işbirliği anlaşmasını onayladı. Anlaşma, ortak bir çalışmanın ardından Suudi Arabistan'da uranyum zenginleştirme tesisi kurulmasına imkân tanıyabilir. Haberde tesisin Amerikan şirketlerince inşa edileceği ve hassas teknoloji aktarılmayacağı belirtiliyor. Bu ayrıntılar, kesinleşmiş bir tesis açılışını değil, uzun vadeli bir anlaşma içinde inceleme ve uygulama koşullarına bağlanmış olası bir yolu tarif ediyor.[1]
Haberdeki “imkân tanıyabilir” ifadesi, zenginleştirmeyi anlaşmanın otomatik sonucu gibi sunmayı engelliyor. Kayıt ayrıca daha sıkı izleme ve denetim sağlayan UAEA Ek Protokolü'nün anlaşmada yer almasının beklenmediğini belirtiyor. Dolayısıyla metin teknoloji aktarımına ilişkin bazı sınırlar koyuyor, ancak daha sıkı uluslararası denetimi güvence altına almıyor ve uygulamanın sonucunu öngörmüyor.[1]
Sudan örneğinde geriye dönük yaptırım
The National'ın haberine göre ABD, Sudan'ın orduya bağlı hükümetine Hızlı Destek Kuvvetleri'yle savaşta kimyasal silah kullanıldığı iddiası nedeniyle yeni yaptırımlar uyguladı. ABD Dışişleri Bakanlığı, Sudan'ın 2024'te klor kullanarak Kimyasal Silahların Yasaklanması Sözleşmesi'ni ihlal ettiğini belirledi; önlemler Pazartesi günü yürürlüğe girdi. Burada kaynakların dili ayrıştırılmalı: daha geniş savaş anlatısı bir iddia olarak aktarılırken, klor kullanımına ilişkin sözleşme ihlali ABD makamlarının tespiti olarak sunuluyor.[2]
Suudi anlaşması ile Sudan yaptırımı farklı zaman yönlerine sahip güvenlik araçları. İlki gelecekteki bir sivil programı ortak çalışma ve teknoloji sınırlarıyla şekillendirmeyi amaçlayan ileriye dönük bir çerçeve sunuyor. İkincisi, ABD'nin geçmişteki klor kullanımına ilişkin tespitine dayanarak yürürlüğe konmuş cezalandırıcı bir önlem. Bu karşılaştırma iki ülkenin dosyalarını eşitlemiyor; yalnızca aynı politika alanında işbirliği koşullarının ve ihlal iddiasına verilen yaptırım cevabının birbirinden farklı kurumsal yollar olduğunu gösteriyor.[1], [2]
Kaynak tahsisi güvenlik mimarisini tamamlıyor
ABD Temsilciler Meclisi'nin 2027 mali yılı Ulusal Savunma Yetki Yasası'nı 216'ya karşı 212 oyla kabul etmesi üçüncü bir araç ekliyor: kaynak tahsisi. Al Jazeera kaydı, büyük ölçüde parti çizgisinde geçen 1,15 trilyon dolarlık paketin İran'la süren savaşı finanse ettiğini ve İsrail'le askerî teknoloji işbirliğini genişlettiğini belirtiyor. Böylece güvenlik politikası yalnızca izin veren anlaşmalar veya ihlal tespitine bağlı yaptırımlar üzerinden değil, devam eden operasyonlara para ve ortaklıklara teknoloji kanalı sağlayan bütçe kararları üzerinden de ilerliyor.[3]
Üç kayıt tek bir ana planı kanıtlamıyor; farklı dosyalarda kullanılan üç kurumsal biçimi görünür kılıyor. Suudi Arabistan için otuz yıllık, kontrollere bağlanmış işbirliği; Sudan için ABD'nin kimyasal silah tespitini izleyen yaptırım; İran savaşı ve İsrail'le teknoloji ortaklığı için Meclis'ten geçen finansman paketi söz konusu. Ortak nokta, güvenlik tercihlerinin yalnızca lider açıklamalarından ibaret kalmaması. Anlaşma süresi, sözleşme ihlali tespiti, yaptırım yürürlük tarihi, oy sayısı ve bütçe büyüklüğü bu tercihleri somut kurallara ve kaynaklara bağlıyor.[1], [2], [3]