Hangi gerekçeye izin verildi

Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi 30 Temmuz'da Palestine Action'ın kurucularından Huda Ammori'nin başvurusunu tek bir gerekçeyle temyize açtı: dönemin İçişleri Bakanı Yvette Cooper'ın kendi politikasını yanlış uygulamış olması. İfade ve örgütlenme özgürlüğüne dayanan gerekçelere izin verilmedi. Bu ayrım dosyanın niteliğini değiştiriyor. Sonbaharda cevaplanacak soru şu: bakan, takdir yetkisini kendi ilan ettiği ölçüte uygun kullandı mı?[1]

Dosyanın seyri de bu daralmayı gösteriyor. Şubat ayında High Court yasaklama kararının iptal edilmesi gerektiğine hükmetti, İstinaf Mahkemesi haziranda bu kararı bozdu, Yüksek Mahkeme ise geriye tek gerekçe bıraktı. Duruşma hızlandırıldı ve 1 Ekim ile 21 Aralık arasına alındı; kararı Lord Sales, Lord Leggatt ve Lady Simler verdi.[1]

Dar kapıdan çıkacak sonuç

Ayakta kalan gerekçe yetkinin kullanılış biçimine ilişkin. Bu tür bir kusur çoğu zaman kararın usulüne uygun biçimde yeniden alınmasıyla giderilir; dolayısıyla başvurunun kabulü tek başına yasağın sona ermesi anlamına gelebilir de gelmeyebilir de. Alternatif okuma da mümkün: mahkeme bakanın politikasını öyle bir okuyabilir ki aynı sonuca yeniden ulaşmak pratikte mümkün olmaz. İki ihtimal arasındaki fark, kararın gerekçesinin ne kadar dar yazıldığına bağlı.[1]

Bu ayrımı ayırt etmenin gözlenebilir bir yolu var. Temyiz bu tek gerekçeden kabul edilirse, 31 Mart 2027'ye kadar ya İçişleri Bakanlığı, yani Home Office, yeni bir yasaklama kararı alıp yayımlar ya da grup bakanlığın yasaklı örgütler listesinden çıkar. Hangisinin gerçekleştiği, kararın kapsamını gerekçe metnini okumadan da gösterir.[1]

Bu arada yürürlükte kalan yetki

Yasak temyiz boyunca yürürlükte. Yani ekimden aralığa uzanan duruşma penceresi boyunca, gruba destek ifade etmenin hukuki sonucu değişmiyor. Yargısal denetim başlamış olsa da idari işlem kesintisiz çalışmayı sürdürüyor.[1]

Bu sürenin bedelini ödeyenler dosyanın tarafı değil. Yasaklama kararından bu yana 3.500'den fazla kişi gözaltına alındı ve temyiz izninin verildiği gün Westminster Sulh Mahkemesi önünde 77 kişi daha gözaltına alındı. Mahkemenin takvimi ile sokaktaki takvim aynı hızda ilerlemiyor.[1]