Selagoncy ve Olenek sıcaklıkları, Met Office'in yağışsız temmuzu, güçlenen El Niño ve Kanada yangın dumanı, aşırı koşulların yerelden kıtalar arasına uzanan ölçeklerini birlikte gösteriyor.
Bilim··Akşam
Bir noktadaki sıcaklık, bir ağdaki yağışsızlık
Kuzey Kutup Dairesi sınırına yakın Selagoncy meteoroloji istasyonunda termometre 33,9 dereceyi, Olenek istasyonunda ise 32,7 dereceyi gösterdi. Scientific American'ın aktardığı Ogimet verilerini iklim bilimci Maximiliano Herrera derledi. Bu iki sıcaklık, belirli istasyonlarda belirli anda yapılan ölçümleri anlatıyor; bölgesel ısınmanın hızı ise daha uzun veri dizilerinden çıkarılıyor. Aynı yaz Britanya'daki bir istasyon ağı, aşırı koşulların aya yayılan başka bir yüzünü gösterdi. New Scientist'in gördüğü geçici Met Office verilerine göre en az 20 istasyonda temmuz boyunca hiç yağmur ölçülmedi; İngiltere ile Galler 190 yılın en kurak temmuzunu geçirdi. Güney İngiltere'de aylık yağış ortalaması 1,5 milimetrede, 1991–2020 ortalamasının yüzde 2'sinde kaldı; ortalama sıcaklık mevsim normalinin 3,2 derece üzerindeydi. Kew Gardens'da 1871'de başlayan ölçümlerde ilk kez yağmursuz bir temmuz görüldü. Heathrow'da yağışsız dönem 42 güne ulaştı; 1948'de başlayan ölçümlerde daha önce böyle bir süre görülmemişti. Bir tarafta tek bir termometrenin yüksek değeri, diğer tarafta çok sayıda yağmur ölçerin bir ay boyunca boş kalması var. İki gelişme de aşırı koşulu somutlaştırıyor, ancak biri noktasal bir okuma, öteki geniş bir bölgeye yayılan süreklilik taşıyor.[1], [2]
Pasifik'ten küresel mevsime uzanan etki
WMO'nun, yani Dünya Meteoroloji Örgütü'nün, mevsimlik değerlendirmesi güçlenen El Niño'nun ağustos–ekim döneminde küresel hava düzenlerini biçimlendirmesinin beklendiğini bildiriyor. Temel izleme bölgelerindeki mevsimlik ortalama deniz yüzeyi sıcaklığı sapmalarının 2,9 dereceyi aşacağı öngörülüyor. Değerlendirme, önde gelen küresel üretim merkezlerinin çoklu model topluluklarına dayanıyor; daha kapsamlı El Niño/La Niña güncellemesinin eylül başında yayımlanması bekleniyor. El Niño, orta ve doğu ekvatoral Pasifik'teki ortalamanın üzerindeki deniz yüzeyi sıcaklıklarıyla tanımlanan, yıldan yıla iklim değişkenliğinin başlıca itici güçlerinden biri. Olaylar iki ila yedi yılda bir yineleniyor, genellikle dokuz ila on iki ay sürüyor ve çoğunlukla kasım ile şubat arasında doruğa ulaşıyor. Küresel ortalama sıcaklık üzerindeki en güçlü etki çoğu kez başlangıcı izleyen yılda beliriyor. Bununla birlikte aynı okyanus işareti her yerde aynı sonucu doğurmuyor. Bölgesel sonuçlar El Niño'nun şiddetine, süresine, yıl içindeki zamanına ve Hint Okyanusu Dipolü gibi başka iklim salınımlarıyla etkileşimine göre değişiyor. WMO'nun hazırlık çağrısı bu nedenle tek bir yerel hava olayına değil, ekvatoral okyanuslardaki bir sıcaklık örüntüsünün aylar boyunca farklı bölgelere değişen olasılıklar taşımasına dayanıyor.[3]
Dumanın yangın alanından enerji sistemine yolculuğu
Kanada'nın 2023'teki yangın mevsiminden yükselen duman, etkinin kaynaktan ne kadar uzağa taşınabildiğine doğrudan bir örnek sundu. New Scientist'in aktardığı çalışma, sürüklenen dumanın beş ay boyunca hem Kuzey Amerika'da hem Avrupa'da güneş elektriği üretimini düşürdüğünü hesapladı. Böylece yangının sonucu, yanan ormanların ve yakın çevredeki hava niteliğinin ötesine geçerek başka bir kıtadaki elektrik üretimine ulaştı. Dumandan gelen soğuma güneş panellerinin verimini bir miktar artırdığı için hesap bu kısmi dengeleyici etkiyi de içeriyor; buna rağmen ışığı azaltan dumanın toplam etkisi üretim kaybı yönünde çıktı. Bu örnek, aşırı bir olayın sonuçlarının hava akımlarıyla taşınıp uzaktaki altyapının işleyişinde görünür olabileceğini gösteriyor. Günün dört gelişmesi birlikte okunduğunda coğrafi ölçek kademeli olarak genişliyor: Selagoncy ve Olenek'teki sıcaklık tek istasyonlarda ölçülüyor; Met Office ağı Britanya'daki kuraklığı bir ay boyunca gösteriyor; WMO'nun El Niño değerlendirmesi küresel mevsimlik olasılıkları değiştiriyor; Kanada dumanı ise iki kıtanın güneş üretimine ulaşıyor. Ölçümün yapıldığı yer ile sonucun hissedildiği yer bu nedenle aynı olmak zorunda değil. Aşırı koşullar bazen yerel bir gösterge olarak kalıyor, bazen atmosfer ve okyanus üzerinden bölgesel ya da kıtalar arası bir etki zincirine dönüşüyor.[1], [2], [3], [4]