Tümördeki C3, polietilenin diyetle ilişkisi ve farelerin strateji değişimi, aynı maddenin ya da devrenin bulunduğu yere ve koşullara göre farklı sonuç verdiğini gösteriyor.
Bilim··Sabah
C3'ün kaynağı tedavi yanıtını değiştirdi
Nagoya University araştırmacıları, tamamlayıcı protein C3'ün bağışıklık kontrol noktası tedavisindeki rolünün üretildiği yere bağlı olduğunu bildiriyor. ScienceDaily'nin aktardığı çalışmada tümör içindeki fibroblastların yaptığı C3, farelerde anti-PD-1 tedavisinin etkinliğiyle bağlantılıydı; karaciğerden kana yayılan C3 ise yanıtı değiştirmedi. Fibroblast C3'ü çıkarılan farelerin kalın bağırsak ve akciğer tümörleri tedaviye direnç gösterdi ve bağışıklığı baskılayan makrofajlarla doldu. Yazarların anlattığı düzenekte C3'ün parçalanma ürünü iC3b, tamamlayıcı reseptör 3 üzerinden sinyal vererek bağışıklığı baskılayan miyeloid hücrelerin tümöre girişini sınırlıyor. Yanıt vermeyi bırakmış fare tümörlerinde bu yola müdahale edilmesi, PD-1 blokajına duyarlılığı geri getirdi. İnsan akciğer tümörü örneklerinde de yüksek yerel C3 ile daha iyi sonuçlar aynı yönde birlikte görüldü. İnsan verisi bir tedavi denemesinden gelmiyor; doku örneklerindeki ilişkiyi gösteriyor. Bu nedenle bulgu, yeni bir tedavinin hazır olduğunu söylemekten önce, hasta seçimi ve tümör çevresindeki C3'ün ölçülmesi için bir araştırma yönü sunuyor.[1]
Polietilenin etkisi diyetle büyüdü
Texas A&M University ekibi, gıda ambalajlarında yaygın kullanılan polietilenin karaciğer üzerindeki etkisini bir hayvan modelinde inceledi. Medical Xpress'ın haberine göre polietilene maruz kalma, kendi başına yağlı karaciğer hastalığı belirtilerini artırdı. Yağ, fruktoz ve kolesterolden zengin diyetle birlikte verildiğinde etki daha büyük oldu. Bu düzen, maddenin sonucu ile hayvanın beslenme ortamını aynı deneyde ayrı ayrı ve birlikte görmeye olanak tanıdı. Araştırmacılar doku içindeki gen etkinliğini hücrelerin yerini koruyarak okudu ve değişimin karaciğerde yağ üretimiyle doku onarımında rol alan yollarla ilişkisini izledi. Çalışma hayvanlarda yapılmış bir maruz kalma deneyi olduğu için insanlara yönelik bir doz vermiyor ve ambalaj plastiğinin insanlarda karaciğer hastalığına yol açtığını göstermiyor. Yazarların sıradaki soruları, polietilenin hastalığı ileri evrelere taşıyıp taşımadığı ve başka mikroplastik sınıflarının nasıl davrandığı. Şimdiki bulgu, biyolojik etkinin yalnızca maddenin varlığıyla açıklanamayacağını; eşlik eden diyet koşulunun karaciğer dokusunda görülen sonucu değiştirdiğini ortaya koyuyor.[2]
Bir beyin bölgesi geçişi yavaşlattı
Emory University'deki fareler, yiyeceğin en son bulunduğu yere dönme alışkanlığını bırakıp bir ses ipucunu izlemeyi gerektiren labirent görevini öğrendi. Medical Xpress'ın aktardığı deneyde medial prefrontal korteks kimyasal genetik yöntemle susturulduğunda hayvanlar daha iyi stratejiye daha hızlı geçti. Bu sonuç, prefrontal korteksi yalnızca esnek denetimin kaynağı gibi okuyan basit anlatıyı genişletiyor: söz konusu bölge, daha iyi seçeneğe ilişkin kanıt birikirken var olan stratejiyi yerinde tutuyor ve değişimi geciktiriyor gibi görünüyor. İşitme korteksinin susturulması ses ipucunu öğrenmeyi zorlaştırdı, fakat öğrenmeyi ortadan kaldırmadı; böylece duyusal öğrenme ile stratejiyi bırakma etkileri birbirinden ayrıldı. Çalışma farelerle sınırlı ve insanlarda önerilen sınama henüz yapılmadı. C3, polietilen ve prefrontal korteks araştırmaları ortak bir biyolojik düzenek ileri sürmüyor. Betimleyici bağları, bir etkinin kaynağını ve çevresini ayırmanın sonucu değiştirmesi: protein tümörde ya da kanda bulunabiliyor, plastik farklı bir diyetle birleşebiliyor, beyin devresi de öğrenilecek ipucundan ayrı olarak eski stratejiyi koruyabiliyor.[3], [1], [2]
İlgili köşe yazıları
Bu gündem hakkında daha fazla bilgi için ilgili köşe yazılarını okuyabilirsiniz.