Karanlık madde izi sanılan yıldız akımı kırışıkları, alt halolar olmadan da oluştu
Yaklaşık 15.000 yıldız akımını izleyen FIRE-2 benzetimlerinde mahmuzlar, kırıklar ve boşluklar, küçük karanlık madde alt haloları eklenmeden ana galaksinin değişen çekim alanından doğdu. Ryugu'dan getirilen örnekler ise amonyum taşıyan killeri ve başka azot türlerini, ana gövdedeki son tuzlu suların kurumasıyla ilişkilendiriyor. Biri karanlık madde çıkarımlarına taban çiziyor; diğeri erken Güneş Sistemi kimyasına ölçüme dayalı bir yorum sunuyor.
Bilim··Sabah
Ana galaksinin çekimi de akımları kırıştırdı
The Astrophysical Journal çalışması, FIRE-2 evren benzetimlerindeki dört Samanyolu kütlesindeki halo içinde yaklaşık 15.000 küresel yıldız yığını akımını izledi. Benzetimler galaktik diskin, halonun ve büyük ölçekli yapıların zamanla değişen çekimini içerdi; küçük karanlık madde alt haloları ile dev molekül bulutları özellikle dışarıda bırakıldı. Buna karşın akımların yaklaşık dörtte üçünde mahmuzlar, kırıklar veya zarf benzeri yapılar gelişti. En düzgün akımlar bile iz boyunca genişlik değişimleri, yoğunluk fazlalıkları ve boşluklar taşıdı. GD-1 mahmuzu ile ATLAS–Aliqa Uma kırığına benzeyen biçimler, alt halo karşılaşması olmadan ortaya çıktı.[1]
Yörünge, izin ne kadar düzgün kalacağını belirledi
Akım biçimini en iyi açıklayan değişken, yörüngenin galaksi merkezine en yakın olduğu perimerkez uzaklığıydı. Yaklaşık 15 kiloparsek, çoğunlukla düzgün akımları daha bozulmuş olanlardan ayırdı; 20 kiloparsekin ötesindeki dairesel yörüngeler en düzgün örnekleri üretti. Yaklaşık 15.000 akımdan yalnızca yaklaşık 70'i her ölçekte saptanabilir kırışıklık ve yoğunluk yapısından yoksundu. Yazarlar bu sonucu karanlık madde alt halolarının bulunmadığı bir “karmaşıklık tabanı” olarak tanımlıyor. Bu taban çizgisi, tek bir akımdaki boşluğun yalnızca biçimden hareketle karanlık madde alt halosuna güvenle bağlanamayacağını düşündürüyor; ana galaksinin çekimi ve yörünge geçmişi de benzer yapılar üretebiliyor. Gerçek bir alt halo karşılaşması yine olası açıklamalardan biri, ancak bu benzetimler küçük alt haloları özellikle dışarıda bıraktı. Gelecek gökyüzü taramalarında çok sayıda akımın yörüngesi ve hareket bilgisi birlikte gerekecek.[1]
Ryugu’nun son tuzlu suları azotu yoğunlaştırdı
Nature Astronomy araştırmacıları, Hayabusa2'nin Ryugu'dan getirdiği regolit örneklerini kızılötesi ve X ışını spektroskopisi ile elektron mikroskobunda inceledi. Amonyum taşıyan fillosilikatları, karbon–azot üçlü bağı içeren türleri ve sodyum nitratı sodyum karbonatla aynı bölgelerde buldular. Bu birliktelik, ana gövdedeki geç evre tuzlu sular çekilirken azot türlerinin yoğunlaştığı ve amonyumun kil minerallerine girdiği yorumunu destekliyor. Ekip, reaktif amonyak ile diğer azot türlerinin sulu etkinlik sona erene kadar kalmış olabileceğini öne sürüyor. Bu ölçümler Ryugu örneklerinden geliyor; Ceres gibi buzlu gövdelere uzanan prebiyotik kimya yorumu benzeşime dayanıyor.[2]