Ameliyat edilen apandis kanseri hastalarının yüzde 9,4’ünde hastalık geri geldi
MD Anderson’da 2000–2024 arasında izlenen 439 hastalık geriye dönük çalışma, yerel apandis adenokarsinomu ameliyatından sonra nüksü değerlendirdi. Nüks, ameliyat edilen 202 hastanın yüzde 9,4’ünde görüldü; evre 3’te oran daha yüksekti. Ameliyat sonrası kemoterapi daha iyi nükssüz sağkalımla ilişkilendirilmedi. Uzman kanser merkezlerinden gelen gözlemsel veriler, tedaviler arasında neden-sonuç ilişkisi kurmuyor.
Bilim··Sabah
Ameliyat edilen 202 hastanın yüzde 9,4’ünde nüks görüldü
JAMA Surgery’de yayımlanan geriye dönük çalışma, MD Anderson’da 2000 ile 2024 arasında izlenen 439 yerel apandis adenokarsinomu hastasını kapsadı. Ameliyat edilen 202 hastanın yüzde 9,4’ünde hastalık geri geldi. Nüks oranı evre 2’de yüzde 6, evre 3’te yüzde 19,5 oldu. Bu oranlar tek merkezli tarihsel hasta kayıtlarından hesaplandı; ileriye dönük bir klinik deneyden gelmiyor. Medscape de çalışmayı bağımsız olarak aktardı ve yerel apandis adenokarsinomu çıkarıldıktan sonraki nüks riskinin histolojik alt türe göre değiştiğini, bunun risk değerlendirmesi ile yardımcı tedavi için sonuçlar doğurabileceğini yazdı.[1], [2]
Nüks, beş yıllık sağkalım farkıyla birlikte izlendi
Beş yıllık genel sağkalım nüks yaşamayanlarda yüzde 95,7, nüks yaşayanlarda yüzde 77,2 olarak hesaplandı. Çalışma, nüksün daha kötü sonuçlarla birlikte görüldüğünü ortaya koyuyor; ancak bu karşılaştırma, nüksün tek başına sağkalım farkını oluşturduğunu göstermiyor. Hastalık evresi, tümör özellikleri ve tedavi seçimi gibi etkenler geriye dönük kayıtlarda sonuçlarla birlikte değişebilir.[1]
Kemoterapi için sağkalım üstünlüğü bulunmadı
Ameliyattan sonra kemoterapi verilmesi, çalışmada nüks olmadan yaşam süresinde üstünlük göstermedi. Çok değişkenli çözümlemede tehlike oranı 0,98 çıktı. Bu kestirimin alt sınırı 0,43, üst sınırı 2,28 olan yüzde 95 güven aralığı, hem yarar hem zarar olasılığına açık kalıyor. Yazarlar çalışmanın geriye dönük ve uzmanlaşmış kanser merkezleriyle sınırlı olduğunu belirtiyor. Bulgular, bireysel tedaviyi değiştiren deneysel kanıt olarak okunmamalı.[1]