Kimyacılar, kristalde farklı bir uranyum-karbon bağı kurdu
Tek bir hakemli kimya araştırmasında, kristal bir bileşiğin uranyum-karbon bağlantısında Fischer tipi karbin düzeni elde edildi. Yapı ölçümleri ve hesaplamalar, geçiş metallerinde bilinen karbinlerle ilişkili fakat farklı bir bağ düzeni gösterdi. Sonuç, ağır elementlerin deneyle incelenebilen kimyasını genişletiyor. Çalışmanın konusu moleküler bağlanma; yakıt veya nükleer enerji kullanımı sınanmadı.
Bilim··Öğle
Ağır elementin bağı kristalde incelendi
Kimyacılar, tek bir hakemli laboratuvar araştırmasında uranyum ile karbon arasında farklı bir bağ taşıyan kristal bileşik elde etti. Molekülde iki uranyum merkezi, karbon ve iki azot atomundan oluşan bir köprüyle birleşiyor. John A. Seed ve çalışma arkadaşları, bu yapıda elektronların nasıl paylaşıldığını araştırdı. Deney, ağır elementlerin bağ kimyasını genişletiyor; geçiş metallerinde bilinen bir bağlanma biçiminin uranyumdaki karşılığının doğrudan incelenmesine olanak veriyor.[1]
Kristaller molekülün yapısını gösterdi
Ekip, uranyum içeren başlangıç bileşiğini diazo-fosfor reaktifiyle tepkimeye sokarak yüzde 61 verimle kırmızı bir toz elde etti. Toluen çözeltisinin yavaş soğutulması, atomların yerini belirlemek için X-ışını kristalografisiyle incelenebilen kristaller verdi. Yapı, her uranyum iyonunun dört komşuyla çevrelendiği, biçimi bozulmuş bir tetrahedral düzene sahip olduğunu gösterdi. Tayf ölçümleri ile manyetik ölçümler de bileşiğin özelliklerini araştırdı. Böylece yapının incelenmesinde, kristal görüntüsünün yanında farklı ölçüm yollarından elde edilen bilgiler kullanıldı.[1]
Elektronlar farklı bir bağ düzeni kurdu
Hesaplamalar ve deneysel elektron yoğunluğu incelemesi, karbondan uranyuma elektron bağışını ve uranyumdan karbona iki ayrı geri bağı belirledi. Bu düzen, bileşiğin Fischer tipi karbin olarak sınıflandırılmasını destekliyor. Metal-karbon çoklu bağlarının bu ailesi ilk kez 1973’te geçiş metallerinde tanımlanmıştı; uranyum örneğinin elektron düzeni kendine özgü. Seryum ve toryum benzerleri hesaplandı fakat deneyle elde edilmedi. Çalışma moleküler bağlanmayı ele alıyor; yakıt veya nükleer enerji uygulaması göstermiyor.[1]