Tasarlanan küçük proteinler, bakterilerin tutunmasını deneylerde engelledi
Hakemli tek bir çalışmada, bakterilerin konak yüzeylerine tutunmasını sağlayan yapılara bağlanan küçük proteinler tasarlandı. İdrar yolu enfeksiyonlarıyla ilişkili iki bakteri, laboratuvar ve fare deneylerinde hedeflendi. Bağlayıcılardan biri önceden oluşmuş biyofilmleri de dağıttı. Hayvan deneylerinde tutunmayı engelleyen bu yaklaşım için uygulama yolu, vücutta kalış süresi ve farklı bakteri suşlarına karşı etki ayrıca değerlendirme gerektiriyor.
Bilim··Gece
Bakterilerin tutunma proteinleri deneysel hedef oldu
Hakemli tek bir çalışmada tasarlanan küçük proteinler, laboratuvar ve fare deneylerinde bakterilerin tutunmasını engelledi. Hedef, bakterilerin konak dokularına tutunmasını sağlayan adezin adlı yüzey proteinleriydi. Bu proteinler, bakteri yüzeyinden dışarı uzanan pili adlı liflerin uçlarında bulunuyor. Araştırmada idrar yolu enfeksiyonlarıyla ilişkili Escherichia coli ve Acinetobacter baumannii bakterileri incelendi.[1]
Bir bağlayıcı oluşmuş biyofilmleri de dağıttı
Yapısal bilgiye dayanan tasarımların bağlanması deneysel taramalarla sınandı. Seçilen Escherichia coli bağlayıcısı, hedef proteinin iki biçimini de tanıdı; bağlanma kuvveti düşük bağlanma durumunda daha yüksekti. Acinetobacter bağlayıcısı iki adezini tanıdı. Kristal yapı, amaçlanan temas bölgesini destekledi. Laboratuvar deneylerinde yüzeye tutunma ve biyofilm oluşumu engellendi, oluşmuş biyofilmler de dağıldı. Fibrinojen adlı proteinle kaplanmış kateter malzemesi de deneylerde kullanıldı.[1]
Fare enfeksiyon deneyinde iki aşamalı uygulama yapıldı
Escherichia coli modelinde proteinin ilk dozu enfeksiyondan 24 saat önce uygulandı. İkinci doz 24 saat sonraydı; mesanedeki bakteri miktarı 48 saat sonra ölçüldü. Bu düzen koruyucu uygulamayla enfeksiyon sonrası uygulamayı birleştiriyor. Kateterle ilişkili fare modelinde Acinetobacter için erken bakteri yükleri incelendi. Deneyler hayvanlarda yapıldı. Uygulama yolu, vücutta kalış süresi, istenmeyen proteinlere bağlanma ve farklı suşlara karşı etki ayrıca değerlendirme gerektiriyor.[1]