Eigen RadarBilim
Analiz

Eski alglerin izleri Arktik’in kış buzu öngörülerini aşağı çekti

Arktik deniz tortullarındaki kimyasal izler, iklim modellerinin birlikte değerlendirilmesini değiştirdi. Hakemli analizde 46 biyobelirteç gözlemi 27 modelle karşılaştırıldı. Geçmiş iklime göre ağırlıklandırılan hesaplarda, gelecek on yılların mart ayı deniz buzu alanı eşit ağırlıklı ortalamadan yaklaşık bir milyon kilometrekare düşük çıktı. Tarihsel karşılaştırmadaki belirsizlik de daraldı. Geleceğe ilişkin sonuçlar, sera gazı salınımı senaryolarına ve modellerin varsayımlarına bağlı.

Bilim··Akşam
Laboratuvar tezgâhındaki metal örnekleme oluğunda uzanan yarılmış tortul karotu ve yanında bir numune küreği.

Tortuldaki moleküller model ortalamasını değiştirdi

Arktik deniz tortullarında alglerden kalan kimyasal izler, gelecekteki kış deniz buzu hesaplarını değiştirdi. 16 Ekim’de yayımlanan hakemli analiz, bu bulguları iklim benzetimleriyle birleştirerek mart ayı buz alanını eşit ağırlıklı model ortalamasından daha düşük hesapladı. Sonuç kışın buzla kaplanan alanın öngörüsünü değiştiriyor; geleceğe ilişkin sonuçlar incelenen senaryolara bağlı.[1], [2]

Araştırmacılar 5.000–7.000 yıl önceki orta Holosen dönemini temsil eden 46 biyobelirteç gözlemini derledi. Deniz buzu algleriyle ve açık suda yaşayan canlılarla ilişkili moleküller, geçmişteki buz örtüsü hakkında birbirini tamamlayan bilgi sağlıyor. Bir yerden birden fazla gösterge gelebildiği için toplam sayı 46 bağımsız tortul karotu anlamına gelmiyor. Göstergeler özellikle kış sonu ve ilkbahar başı için bilgi taşıyor.[1]

Kışın deniz buzu, okyanustan atmosfere ısı ve nem geçişini düzenliyor. Gelecekteki buz alanı konusunda modeller arasında büyük farklar bulunması, bu mevsimi geçmişteki sıcak iklimle karşılaştırmanın önemini artırıyor.[1]

Geçmişin buz koşulları modellere farklı ağırlıklar verdi

Gözlemler 27 iklim modelinin benzetimleriyle karşılaştırıldı. Bayesçi istatistik yaklaşımı, tortul bulgularına göre her modelin birleşik sonuca katkısını değiştiriyor ve modeller arasındaki ilişkileri hesaba katıyor. Benzetimlerdeki buz örtüsünün beklenen moleküler sinyallere dönüştürülmesi, biyolojik göstergelerin belirsizliği korunarak aynı ölçekte karşılaştırma yapılmasını sağlıyor.[1]

1950–1999 döneminin mart ayı buz alanında ağırlıklandırma, model topluluğunun ortalama yanlılığını büyük ölçüde giderdi. Bu tarihsel karşılaştırmada yüzde 95 belirsizlik aralığı yaklaşık yüzde 85 daraldı. İyileşme, karşılaştırılan dönemdeki uyumu anlatıyor. Geleceğe ilişkin her hesabın aynı oranda iyileştiği veya herhangi bir kışın havasının belirlendiği anlamına gelmiyor.[1]

Geleceğin mart ayı buz hesabı aşağı çekildi

Ağırlıklar gelecekteki salınım senaryolarına uygulandığında, gelecek on yılların mart ayı buz alanı eşit ağırlıklı topluluktan yaklaşık bir milyon kilometrekare düşük çıktı. Yüzyıl sonundaki fark senaryoya göre yaklaşık yüzde 4–6 oldu. Bu, başka bir model ortalamasına göre hesaplanan alan değişimi; gelecekteki buz kaybının bugünden yapılmış gözlemi değil.[1]

Orta Holosen’deki ısınma yörünge koşullarından kaynaklanırken, günümüzde sera gazlarının artışı öne çıkıyor. Yöntem, ilgili deniz buzu ilişkilerinin modellerde geçmişten geleceğe taşınabilmesine ve model topluluğunun olası gelecek durumları içermesine dayanıyor. Yerel koşullar ile biyobelirteçlerin hangi mevsimi temsil ettiğinin yorumlanması da karşılaştırmadaki ek belirsizlikler arasında bulunuyor.[1]

Kaynakça

  1. Haber kaynağıNature GeoscienceArktik tortullarının biyobelirteçleri model belirsizliğini daraltıyor↩1↩2↩3↩4↩5↩6↩7
  2. Haber kaynağıScinexxEski alg izleri Arktik’in kış deniz buzu öngörülerini sınırlandırıyor↩