Üç boyutlu sıkışma, mayanın bölünmesini yavaşlattı
Araştırmacılar, saydam ve yumuşak üç boyutlu bir ortamda mayanın tomurcuklanmasını izledi. Çevrenin sıkıştırıcı etkisi arttığında yeni tomurcukların hacim kazanması yavaşladı ve hücre bölünmesi gecikti. Etki, hücreler bu ortamdan çıkarılınca geri döndü. Tek bir hakemli laboratuvar çalışmasına dayanan sonuç, mayanın G2 evresindeki büyümesiyle sınırlı; insan hücreleri veya hastalıklar için bir sonuç göstermiyor.
Bilim··Öğle
Sıkışan tomurcuğun büyümesi daha uzun sürdü
Tomurcuklanan maya hücreleri, çevrelerindeki yumuşak üç boyutlu ortam yeni tomurcukların genişlemesine direndiğinde daha yavaş bölündü. Tek bir hakemli laboratuvar çalışmasında saydam büyüme ortamları kullanılarak hücreler zaman içinde izlendi. Daha güçlü sıkışmada ana hücrenin yeni bir tomurcuk vermesi daha uzun sürdü. Yavru hücreler de daha geç olgunlaştı.[1]
Hücreler ortamdan çıkarılınca gecikme geri döndü
Besin sıvısında şişen hidrojel tanecikleri sıkışık biçimde dizilerek büyüme ortamını oluşturdu. Tanecik derişimi değiştirilince sıkışma derecesi ayarlandı. Daha güçlü sıkışmada başlangıç büyümesi yavaşladı; yeterli süre sonunda toplam biyokütle yine benzer düzeye ulaştı. Sıvıya geri alınan hücrelerde hızlı bölünme yeniden başladı. Hücre döngüsü kalıcı olarak durmadı; çoğalma gecikti.[1]
Hücre döngüsü işaretçileri, gecikmenin önemli bölümünü gelişen tomurcuğun hacim kazandığı G2 evresinde gösterdi. Başka bir polimer bileşimiyle yapılan deneylerde de büyüme yavaşladı. Ekip ayrıca mekanik algılamada görevli sekiz proteini inceledi. Her bir proteinden yoksun ayrı bir maya soyu hazırlandı; bu soyların tümünde sıkışmaya bağlı yavaşlama sürdü.[1]
Moleküler ölçümler fiziksel açıklamanın kapsamını belirledi
Gen ifadesi ve protein miktarı ölçümlerinde, sıkışma düzeyleri arasındaki ek gecikmeyi açıklayan geniş bir düzenleyici yanıt bulunmadı. Bu ölçümler geçici sinyal iletimini, proteinlerin yer değiştirmesini veya fosforillenmesini dışlayamaz. Bulgular Saccharomyces cerevisiae mayası ve büyüme sırasında yerel olarak yeniden düzenlenebilen tanecikli ortamlarla sınırlı. İnsan hücrelerinin çoğalması veya yaşlanma ölçülmedi.[1]