Beyin görüntülerinde duygular arasındaki geçişlerin ızgara benzeri izi bulundu
Hakemli bir deneyde, yetişkinler yüz ifadeleri ve duygusal sözcüklerdeki değişimleri değerlendirirken beyin etkinliğinde yinelenen bir örüntü saptandı. Bulgu, duygu kavramlarını yön bulma araştırmalarında incelenen bir düzenleme biçimiyle ilişkilendiriyor. Sonuçlar 18 kişinin görüntülerine dayanıyor. Yüzler ile dil arasındaki aktarımın tutarlılığı ise duygusal alanın nasıl tanımlandığına göre değişiyor; tek tek sinir hücreleri ölçülmedi.
Bilim··Sabah
Duyguları değerlendirirken yinelenen sinyal
Yumeng Ma ve Philip Kragel’in tek bir hakemli çalışması, duygusal ifadeleri ve sözcükleri karşılaştıran 18 yetişkinin beyin etkinliğini inceledi. Beynin ön bölümünün alt ve orta kısmında bulunan ventromedial prefrontal kortekste yinelenen bir örüntü saptandı. Duygu alanı, hoşluk ve uyarılmışlık düzeyleriyle tanımlandı. Etkinlik, bu alandaki değişimin yönüne göre altı katlı simetri gösterdi. Böyle bir düzen, fiziksel ve kavramsal alanlarda yön bulma araştırmalarında da inceleniyor.[1]
Yüzler ve sözcükler ortak bir geometri taşıdı
Katılımcılar, değişen yüzleri ya da sözcük dizilerini izledikten sonra hoşluk veya uyarılmışlık düzeyinin artıp artmadığını değerlendirdi. Bu boyutlara dayanan koordinatlarda, bir uyaran türünden hesaplanan yönelim diğerine de aktarılabildi. Araştırmacılar alanı duygu kategorilerine verilen puanlardan oluşturduğunda ise aynı tutarlılık korunmadı. Dilden yüzlere aktarım görüldü; ters yöndeki karşılaştırmada aynı sonuç alınmadı. Dolayısıyla ortak düzenin görünürlüğü, kullanılan geometrinin tanımına da bağlıydı.[1]
Uzaklık sinyali daha tutarlı yanıtlarla ilişkiliydi
Aynı beyin bölgesinde, duygusal durumların birbirinden ne kadar uzak olduğuna ilişkin bilgi de bulundu. Uzaklığı yansıtan sinyal, daha tutarlı değerlendirmelerle ilişkiliydi; ızgara benzeri örüntünün gücü ise seçimlerle aynı ilişkiyi göstermedi. İşlevsel manyetik rezonans görüntüleme, hücre topluluklarını kan oksijenlenmesi üzerinden dolaylı ölçüyor. Küçük örneklem ve belirli görevler, bulgunun kapsamını daraltıyor. Ölçüm, tek tek ızgara hücrelerini saptamıyor veya bu bölgenin duygu bilgisinin düzenlenmesi için zorunlu olduğunu göstermiyor.[1]