Çiçekli bitkiler ve bombus arılarıyla yapılan kontrollü deney, tozlaştırıcı bolluğunun eşlere erişim ile polen ulaştıktan sonraki rekabetin dengesini değiştirdiğini gösterdi. Daha çok arı, olası eş sayısını artırdı; toplam üreme başarısında aynı artış saptanmadı. Çiçek ziyaretlerini tohumların ebeveynliğiyle birlikte izlemek, genetik incelemenin tek başına birleştirebildiği aşamaları ayırdı. Sonuçlar deneydeki bitki türü ve koşullarıyla sınırlı.
Bilim··Sabah
Arı sayısı olası eşlere erişimi değiştiriyor
Brassica rapa türü çiçekli bitkiler ve bombus arılarıyla yapılan hakemli deney, tozlaştırıcı bolluğunun üreme rekabetindeki ardışık aşamaların dengesini değiştirdiğini gösterdi. Bitkiler hem polenlerini eşlere ulaştırmak hem de tozlaşma sonrasında yumurtacıkları döllemek için rekabet ediyor. Arı sayısındaki değişiklik, kontrollü bitki topluluklarında bu aşamaların göreli ağırlığını etkiledi. Deney, bütün çiçekli bitkilerin doğal ortamda aynı tepkiyi verdiği yönünde bir sonuç ortaya koymuyor.[1], [2]
Ziyaretler ve ebeveynlik farklı aşamaları izliyor
Fransa’nın Montpellier kentindeki deneyde on altı kafesin her birine on bitki yerleştirildi. Her toplulukta bir, iki veya dört bombus arısı vardı. İşaretlenen arıların çiçek ziyaretleri yaklaşık yarım saat boyunca izlendi. Ziyaretlerin sırası olası eşleri hesaplamak için kullanılırken, fidelerin genetik incelemesi gerçekleşen ebeveynliği belirledi. İncelenen 1.193 fidenin 1.099’una ebeveyn ataması yapılabildi. Böylece polen aktarımı fırsatıyla gerçekten yavru oluşturan eşleşmeler ayrı ayrı değerlendirildi.[1]
Olası eşlerin artışı toplam başarıya yansımadı
Daha çok arı, olası eş sayısını artırdı; genetik olarak belirlenen eş sayısında, ortalama polen yükünde veya toplam üreme başarısında aynı artış saptanmadı. Erkek üreme işlevindeki başarı farklılıklarının önemli bölümü polen bırakıldıktan sonraki döllenme aşamasında oluştu. Tozlaştırıcıların azlığı, olası eşlere erişimdeki eşitsizliği artırdı. Kısa ziyaret süresi, kafesler ve tek ticari bitki hattı, sonuçların doğal topluluklara uygulanmasını sınırlıyor. Doğada arıların hareketleri ve yetişme koşulları farklı olabiliyor.[1]