Işık veren hücrelerle farelerde damar onarımı izlendi
Araştırmacılar, damarların iç yüzeyindeki hücrelere benzer hücreleri izlemek için ışık veren bir genetik işaretleyici geliştirdi. Hakemli fare deneyinde insan kök hücrelerinden elde edilen bu hücreler, deneysel dolaşım bozukluğunun ardından kan akışının toparlanmasını ve uzvun korunmasını iyileştirdi. Hücrelerin takibini işlev testleriyle birleştiren sonuçlar, tek bir insan hücre hattı ve hayvan modelleriyle sınırlı.
Bilim··Gece
Hücre nakli sonrasında kan akışı daha iyi toparlandı
İnsan kök hücrelerinden geliştirilen hücreler, hakemli bir fare deneyinde kan akışının toparlanmasını ve uzvun korunmasını iyileştirdi. Damarların iç yüzeyini oluşturan endotel hücrelerine benzeyen bu hücreler, ışık veren bir genetik işaretleyici taşıyordu. Bacağında deneysel dolaşım bozukluğu oluşturulan farelere farklılaşmış hücreler, farklılaşmamış hücreler veya tampon çözeltisi verildi. Her grupta 7 hayvan vardı. Farklılaşmış hücre grubunda etkilenen dokudaki kılcal damar yoğunluğu da daha yüksekti.[1]
Floresan ışık damarlarla ilişkili düzenleyici bölgeyi izledi
İşaretleyicide, hücre zarındaki keseciklerle ilişkili PLVAP proteininin düzenleyici bölgesi yeşil floresan ışık üretimini yönetti. Böylece damar hücrelerine benzeyen hücreler seçilip izlenebildi. Laboratuvar testleri damar proteinlerini, ağ oluşumunu ve bir sinyal molekülü olan nitrik okside verilen yanıtı inceledi. Hücreler, nitrik oksit üretimini artıran veya baskılayan maddelere beklenen yönde yanıt verdi. Temel deneylerin bir bölümü en az iki ayrı düzenlenmiş hücre klonunda da yapıldı.[1]
Nakledilen hücreler damar benzeri yapılarda görüldü
Nakledilen işaretli hücreler damar benzeri yapıların içinde görüldü; damar oluşumuyla ilişkili genlerin etkinliği de arttı. Araştırmacılar hem dokuya katılımın hem hücrelerin çevreye salgıladığı maddelerin katkısını tartışıyor. Bu katkıların payları henüz ayrıştırılmış değil. Doğrulama tek bir insan kök hücre hattında yapıldı. Belirteçleri gösterme oranı olgun endotel hücrelerinden düşüktü. Fare deneyindeki sonuçlar, insanlarda güvenlilik veya tedavi etkinliğinin saptandığı anlamına gelmiyor.[1]