İki onayla başlayan pilot
Nolla’nın Utah pilotunda ilk 100 hastanın reçetesi, iki lisanslı hekim ayrı ayrı inceleyip onaylamadan hastaya ulaşmıyor. Sonraki aşamada sistem reçeteyi doğrudan düzenliyor; hekim her vakayı sonradan, en az haftalık sıklıkta inceliyor. Bu küçük zaman değişikliği, pilotun en önemli deneyini oluşturuyor. İlk aşamada hekimin yakaladığı bir hata hastaya ulaşmadan durdurulabilirken, ikinci aşamada aynı tür hata daha önce verilmiş bir kararın içinde bulunuyor. Sistemle hekimin ne kadar aynı fikirde olduğunu ölçmek, bu iki denetim düzeninin hasta açısından nasıl çalıştığını anlamanın başlangıcı.[1]
Pilotun sınırları bu karşılaştırmayı daha okunabilir kılıyor. Nolla yalnızca Utah’taki yetişkinlerin hafif ve orta dereceli aknesi için önceden onaylanmış topikal tedavi planlarından seçim yapıyor. Yapılandırılmış sorular ve beş açılı yüz taraması kullanılıyor; reçete akışında serbest metin alanı bulunmuyor. Ağır akne ve gebelik gibi durumlar hekime veya yüz yüze bakıma yönlendiriliyor. Böyle dar bir başlangıç, denetimin kademeli azaltılması için makul bir tasarım olabilir: karar seçenekleri sınırlı, dışarıda bırakılan gruplar tanımlı ve insan değerlendirmesine giden bir yol var. Bu gerekçe, pilotun bütün tıbbi kararları temsil etmesini gerektirmiyor.[1]
Uyumun paydası
Aşamalar arasında geçiş için Nolla’nın açıkladığı eşikler en az yüzde 95 hekim uyumu, sıfır ciddi istenmeyen olay ve eyaletin yazılı onayı. İlk dönem en az dört, ikinci dönem en az sekiz hafta sürüyor. Bu eşikler birlikte bir ilerleme kuralı oluşturuyor; yine de her biri farklı bir şeyi sayıyor. Hekim uyumu, önerilen planın uzman değerlendirmesine yakınlığını ölçüyor. İstenmeyen olay ölçümü ise hastanın tedavi sırasında yaşadıklarına dayanıyor. Uyum oranının paydasında bütün başvuruların mı, yalnızca reçete verilenlerin mi bulunduğu, dışarıya yönlendirilen zor vakaların başarı hesabını nasıl etkilediğini belirliyor.[1]
Aynı nedenle iki hekimin ilk aşamadaki ayrı değerlendirmeleri değerli bir başlangıç sağlıyor. Hekimlerin birbirleriyle anlaşmazlığı da sistemle karşılaştırmanın içine girmeli; aksi halde tek bir insan kararı kusursuz referans kabul edilmiş olur. Benim tercih ettiğim karşılaştırma, yapay zekânın seçimi, iki hekimin seçimleri ve hastaya ulaşan son kararı ayrı ayrı göstermesi. Böylece küçük bir ilaç yoğunluğu değişikliğiyle kapsam dışı bir hastayı kaçırmak aynı uyuşmazlık başlığı altında kaybolmaz. Dar protokoller gerçekten yüksek uyum sağlayabilir; hataların azlığını açıklayan alternatif, genel bir klinik yetenekten çok bu sınırlı görev tasarımı olabilir.[1]
Denetimin hastaya yetişmesi
Üçüncü aşamada aylık inceleme bütün reçetelerden en az yüzde 10’luk bir örnekle sürüyor; yan etki ve üst değerlendirme vakalarının tamamı ayrıca inceleniyor. Burada örneklemenin nasıl yapıldığı önem kazanıyor. Rastgele seçilen rutin vakalar, kendiliğinden geri bildirim veren hastalardan farklı bir görünüm sağlayabilir. Hiç mesaj yazmayan, taramayı bırakan veya başka bir sağlık hizmetine başvuran hastaların sonucu, uygulamaya gelen bildirimlerle aynı şey değildir. Pilotun ölçüm tasarımında bu yolları ayrı göstermek, düşük bildirim sayısının rahatlık mı yoksa takip kaybı mı anlamına geldiğini değerlendirmeyi kolaylaştırır.[1]
Bu pilot için en yararlı sonuç tablosu, her aşamada kaç kişinin başvurduğunu, kaçının dışarıya yönlendirildiğini, kaç reçetenin hekim tarafından değiştirildiğini ve değişikliğe kadar geçen süreyi birlikte göstermesi. Hasta takibinin süresi ve tamamlanma oranı da aynı tabloda yer almalı. Böyle bir sunum, reçete öncesi incelemenin kaldırılmasıyla erişimin nasıl değiştiğini ve hastaya ulaşan hataların nasıl yakalandığını doğrudan karşılaştırmaya izin verir. Nolla’nın belirlediği haftalık ve aylık denetim sıklıkları bu karşılaştırma için somut başlangıç noktaları sunuyor. Pilotun bilimsel değeri, yüksek uyum sayısını bu bakım akışının içinde anlamlandırabilmesinde.[1]