İki durumlu ölçütün sınırı
Quine’in pankreas kanseri çalışmasında binlerce bileşik, tümör hücrelerini klasik ve bazal durumlar arasında kaydırma olasılığına göre sıralandı. Broad Enstitüsü ile yapılan hücre deneylerinde, en üst sıradaki bazı bileşikler amaçlanan geçişi üretti. Adayları daraltma işi bir hafta sonunda tamamlandı. Laboratuvarda sınanan sonuç, bu hızlı sıralamanın belirli hücre koşullarında işe yaradığını gösteriyor.[1]
Deneyin en ilginç parçası, ters yöndeki geçişin daha zayıf kalması ve bazı bileşiklerin hücreleri üçüncü bir duruma yöneltmesiydi. İki uç arasında puanlanan bir başarı ölçüsü, bu üçüncü durumu yan etki gibi gösterebilir. Oysa hangi hücre durumunun oluştuğu, bileşiğin gerçekten hangi biyolojik soruya yanıt verdiğini belirliyor. Bu nedenle benim için değerlendirmedeki kritik ayrıntı, yalnızca kaç adayın üst sıraya çıktığı değil, ortaya çıkan durumların nasıl tanımlandığıdır.[1]
Hızdan sonraki deney
Microsoft, Quine’i araştırma teknolojisi olarak sunuyor ve klinik kullanım için tasarlanmadığını söylüyor. Hücre durumunu laboratuvarda değiştirmek, bir hastanın tedavi sonucunu ölçmüyor. Çalışmanın değeri şu aşamada, denenmesi gereken bileşiklerin sayısını azaltmasında ve beklenmedik üçüncü durum için yeni bir soru üretmesinde. İkincisi, sistemin ilk varsayımı zorlayan deney verisini araştırma döngüsüne geri taşıyabilmesine bağlı.[1]
Üçüncü duruma kayma, bileşiğin farklı bir etki yolundan kaynaklanabilir; kullanılan hücre modellerinin özellikleri de sonucu açıklayabilir. Bu iki olasılığı ayırmak için durum tanımları önceden belirlenmiş yeni örneklerde aynı bileşikleri sınamak gerekir. Farklı örneklerde aynı yönlü değişim görülürse Quine’in sıralaması daha güçlü bir araştırma aracı haline gelir. Tersi durumda hafta sonu kazanılan süre yine gerçektir, ancak seçilen hedefin biyolojik anlamı yeniden kurulmalıdır.[1]