Önce kadro ve eser
David Bowie’nin Stage gösterisinin kadrosunu okurken önce 1978’deki müzisyenlere bakıyorum. Adrian Belew ve Carlos Alomar gitarda, George Murray basta, Dennis Davis davulda. Roger Powell’ın klavyesine Sean Mayes’in piyanosu, Simon House’un elektrikli kemanı ekleniyor. Bu dağılım, solistin arkasında adı belirsiz bir eşlik topluluğu bırakmıyor. Yeni gösterinin taşıdığı müzikal malzeme, bu insanların birlikte verdiği konser. Bowie’nin adı kadar o görev paylaşımı da dinleyicinin karşısına çıkan yapımın kimliğini belirliyor.[1]
Duyurulan repertuvar Low ve Heroes albümlerinden parçaları Ziggy Stardust, Rebel Rebel, Suffragette City, Fame ve The Jean Genie ile buluşturuyor. Albüm adıyla eski şarkı adlarının birlikte durması, dinleyiciye bir konserin hangi dönemler arasında dolaştığını anlatıyor. Benim için burada ilgi çekici olan, aynı kadronun farklı dönemlerden eserleri taşıması. Programı yalnızca tanıdık şarkılara duyulan özlem üzerinden okumak, bu ortak icra çerçevesini geri plana itiyor.[1]
Kaydın yeni salondaki yeri
Yeni yapım için ses karışımını Paul Massey hazırlıyor. Kaynak malzeme, Londra’daki Earls Court konserlerinin kaydı. Yeni ses düzeni, bu kadrodaki çalgıların dinleyiciye ulaşma biçimini değiştirebilir; burada olası değişim, yeni bir müzisyenin esere katılmasından çok kaydedilmiş icranın sunuluşunda. Bununla birlikte farklılıkların bir bölümü yeni ses düzeninden bağımsız olarak salonun özelliklerinden de kaynaklanabilir. Bu ayrım, duyurudan işitilmiş bir sonuç çıkarmadan müzikal soruyu somut tutuyor.[1]
Stage için Berlin’deki Uber Arena ve 14 Şubat 2027 tarihi duyuruldu. Yapımda müziğin etrafına yeni bir ses ve ışık düzeni kuruluyor. Repertuvarın ve kadronun adlarını elde tutmak, bu yeniliği tartışırken sağlam bir başlangıç sağlıyor. Dinleyici açısından anlamlı karşılaştırma, tanıdığı şarkının bu topluluk içindeki yerini nasıl duyduğu. Piyano, elektrikli keman, iki gitar ve ritim bölümü, böyle bir karşılaştırmaya somut bir çerçeve veriyor.[1]