Başrollerle birlikte taşınan metin

Tom Hanks ile Kelli O’Hara’nın This World of Tomorrow için Broadway’de yeniden buluşması, geçen yıl New York’taki The Shed sanat merkezinde başlayan sahne ortaklığını sürdürüyor. İki oyuncu, oyunun Broadway dışındaki gösterimlerinde de birlikteydi. Hanks’ın son Broadway oyunu, 2013’te oynadığı Nora Ephron imzalı Lucky Guy’dı; bu rol ona Tony adaylığı getirmişti. Yeni duyurunun tiyatro açısından ağırlığı, bu dönüşe eşlik eden yapım geçmişinde. Seyircinin karşısına çıkmak üzere açıklanan başroller, aynı metin üzerinde daha önce birlikte çalışmış bir oyuncu ikilisi.[1]

Hanks, kendi öykülerini James Glossman ile oyunlaştırıyor; Kenny Leon da yapımı yönetiyor. Böylece oyuncu kadrosundaki devamlılığa, metnin oluşumu ve yönetmenlik çalışması eşlik ediyor. Hanks’ın hem yazan hem oynayan kişi olması, sahnede anlatıyı tek başına kurduğu anlamına gelmiyor. O’Hara’nın oyunculuğu ve Leon’ın yönetmenliği, yazılı öykünün seyirciyle buluşmasında ayrı işler üstleniyor. Bu yapımı okumak için verimli başlangıç, Hanks’ın ününden bir oyunculuk sonucu çıkarmak yerine, yazar ile oyuncu kimliklerinin aynı çalışma içinde nasıl yan yana geldiğine bakmak. Broadway’e taşınan, başrolleri ve yönetmeni açıklanmış ortak bir çalışma.[1]

Aynı güne yeniden dönmek

Yapımın tanıtım özetinde öykü, 21. yüzyılın sonunda başlıyor. Geleceğini değiştirmeye çalışan Bert Allenberry, Queens’deki 1939 New York Dünya Fuarı’nın belirli bir gününe tekrar tekrar dönüyor. Aşk için yapılan seçimler, bu zaman yolculuğunun odağında. Tek bir güne dönüş düşüncesi, sahne açısından açık bir soru doğuruyor: Seyirci aynı ana yeniden geldiğini nasıl anlar, o anda değişen seçimi nasıl izler? Metnin yinelenen zamanı ile oyuncunun o anda yaptığı seçim arasındaki ilişki, bu öykünün tiyatrodaki ilgi noktası. Sorunun dayanağı açıklanan olay örgüsü; ritim, geçişler ve oyuncuların karşılıklı tepkileri ise sahnelenişe ilişkin değerlendirme gerektiriyor.[1]

Broadway gösterimleri için Shubert grubuna bağlı bir tiyatro planlanıyor; salonun adı ile bütün oyuncu ve yaratıcı ekip henüz açıklanmadı. Bu belirsizlik, yeni sahnenin koşulları üzerine kesin bir yorum yapmayı engelliyor. Şimdilik seyirci için somut bağ, The Shed’de birlikte oynayan Hanks ile O’Hara’nın aynı öyküye dönüşü ve Leon’ın sürdürdüğü yönetmenlik çalışması. Daha geniş bir seyirciye ulaşma isteği, yönetmenin duyurudaki beklentisi. Oyunun aşk ve ikinci şanslar vaadinin sahnede nasıl karşılık bulduğu ise bu ortaklığın oynadığı gösterimde belirginleşir.[1]