İki gösterge, iki farklı ölçüm alanı

18 Temmuz haftasında ilk işsizlik başvuruları 187 bine gerileyerek Eylül 1969'dan beri en düşük haftalık düzeye indi. Bu seri işten çıkarmalara ilişkin yüksek frekanslı bir gösterge; işe alım hızını, çalışılan saati, ücret artışını veya işgücünden çıkışları tek başına ölçmüyor.[2]

Albertsons aynı gün daha yumuşak sektör birim eğilimleri ve temkinli tüketiciyi gerekçe göstererek yıllık satış ve kâr tahminlerini düşürdü; düzeltilmiş hisse başına kâr aralığını 2,22-2,32 dolardan 1,75-1,85 dolara çekti. Bu, şirket ve market kanalı için anlamlı bir talep sinyali. Bütün hanelerin tüketimine ilişkin ulusal dağılımı ölçmek için ise daha geniş veriler gerekiyor.[1], [3]

Dağılım tezi için eksik olan veri

Kasadaki zayıflığın kime ait olduğunu görmek için şirket rehberliğinden hane bütçesine bir köprü kurmak gerekiyor. Bu kaynaklarda medyan hane geliri, gelir dilimine göre reel ücret, hane türüne göre tüketim ve market birim hacmi yer almıyor. Albertsons'ın temkinli tüketici sinyali, dağılımın tamamını çizmek yerine araştırılması gereken baskı noktasını işaret ediyor: hangi gelir grubunun sepetten miktar çıkardığı, hangisinin yalnızca daha ucuz ürüne geçtiği.[2], [1], [3]

Dağılım tezi için sonraki teyit; gelir dilimine göre reel ücret, işe alım ve çalışma saati, hane tüketimi ile Albertsons'ın fiyat-hacim karmasıdır. O zamana kadar savunulabilir sonuç daha dardır: işten çıkarmalar tarihsel olarak düşük görünürken en az bir büyük market zinciri daha zayıf bir tüketim ve kâr görünümü bildiriyor.[2], [1], [3]