Karar, fiyatlama ve veri aynı şey değil
ECB 23 Temmuz'da üç temel faizini sabit tuttu. Banka, enerji görünümünün oynak olduğunu, fiyatların haziran projeksiyonundaki varsayımların ve çatışma öncesi düzeylerin üzerinde kaldığını, tam enflasyon etkisinin ise henüz ortaya çıkmadığını söyledi. Karar veri bağımlı ve toplantı bazında; banka gelecekteki bir faiz patikasına önceden bağlanmadı.[1]
ABD'de Brent'in 100 doların üzerine çıktığı gün on yıllık tahvil getirisi yaklaşık yüzde 4,69'a yükselirken ilk işsizlik başvuruları 187 bine geriledi. Getiri hareketi, aynı anda gelen enerji ve işgücü verilerinin piyasa fiyatlamasını gösterir; petrolün tek başına belirli bir Fed kararına neden olduğunu kanıtlamaz.[2]
Fiyat zincirinin farklı katmanları
Japonya'nın haziran verisi tek yönde hareket etmedi: taze gıda hariç tüketici enflasyonu yüzde 1,6'ya çıkarken, taze gıda ve enerji hariç gösterge yüzde 1,7'ye indi; üretici fiyatları ise yıllık yüzde 7,1 arttı. Aynı fiyat zincirindeki bu ayrışma, tüketici çekirdeği ile firmaların girdi maliyetlerinin henüz aynı ritimde ilerlemediğini gösteriyor. Merkez bankası açısından belirleyici olan tek bir çekirdek oran değil, üretici maliyetinin satış fiyatlarına ve ücretlere hangi gecikmeyle taşındığıdır.[3], [4]
ECB henüz ikinci tur etkiler gözlemlemediğini ve ücret artışının ılımlı olduğunu belirtti. İzlenecek eşik petrolün tek günlük fiyatı değil; enerji maliyetinin ücretlere, şirketlerin satış fiyatı niyetlerine ve enflasyon beklentilerine yayılıp yayılmadığı. Bu kanallar genişlerse tepki fonksiyonu değişebilir; bugünkü veriler henüz böyle bir yayılmaya işaret etmiyor.[1]