Uluslararası Ceza Mahkemesi iki yönden baskı altında
Aynı gün Uluslararası Ceza Mahkemesi hem içeriden bir savcı görevden almasıyla hem de Venezuela'nın çekilmesiyle sarsıldı; iki gelişme mahkemenin otoritesini ayrı yönlerden sınadı.
Jeopolitik··Sabah
Ne değişti
Taraf Devletler Meclisi, cinsel taciz iddialarına ilişkin bir soruşturmanın ardından Savcı Karim Khan'ı görevden alma yönünde oy kullandı; Khan avukatı aracılığıyla suçlamaları reddederek kararı 'siyasi' olarak niteledi. Aynı gün Venezuela, mahkemeyi 'coğrafi taraflılıkla' suçlayarak Uluslararası Ceza Mahkemesi'nden 'geri dönülemez' biçimde çekildiğini açıkladı; süreç, Ulusal Meclis'in Aralık ayındaki oyuyla başlamıştı.[1], [2]
Otoritenin ortak kısıtı
İki olay farklı kapılardan aynı kısıta dokunuyor: mahkemenin otoritesi ve bağımsızlığı. Biri kurumun iç yönetişimi üzerinden, diğeri bir devletin çıkışı üzerinden Khan ve Venezuela dosyalarını Uluslararası Ceza Mahkemesi'nin meşruiyet zemininde birleştiriyor. Ortak mekanizma, ABD Dışişleri Bakanı Rubio'nun mahkemeyi 'devre dışı bırakma' beyanıyla belirginleşen siyasi baskı ortamında, bir uluslararası kurumun hem içeriden hem dışarıdan aynı anda sınanmasıdır.[1], [2]
Sınırlar ve izlenecek sinyal
İki iddia da bağımsız olarak kesinleşmiş değildir: Khan'a yöneltilen suçlamalar ile Venezuela'nın 'taraflılık' çerçevesi ilgili taraflara aittir ve dikkatli okunmalıdır. Khan, kendisinin yaptırımlar altında ve mahkeme yoğun siyasi baskı altındayken görevden alındığını vurguladı. İzlenecek gözlemlenebilir sinyal, kararın yalnız kalıp kalmayacağıdır; eğer başka Latin Amerika veya Afrika devletleri benzer bir çekilmeyi izler ya da yardımcı savcılara geçiş yeni bir kopuşla sarsılırsa, mahkemenin otoritesinin aşındığı doğrulanabilir.[1], [2]
İlgili köşe yazıları
Bu gündem hakkında daha fazla bilgi için ilgili köşe yazılarını okuyabilirsiniz.