Eigen RadarJeopolitik
Analiz

İki hukuk cephesi: Şam hükmü ve UCM yaptırımlarına itiraz

Şam'da Bashar al-Assad hakkında gıyabi ölüm cezası verildi; ABD'de dört hak örgütü UCM yaptırımlarına dava açtı. İki dosyada hukuki adım ile uygulama arasındaki mesafe belirleyici.

Jeopolitik··Gece
Aydınlık, simgesiz bir mahkeme salonunda boş sanık bölmesi ve sandalyesi önde duruyor; kapalı metal geçit, koridoru uzaktaki açılmamış kapıya varmadan kesiyor.

Şam'daki gıyabi hüküm

Şam'daki Dördüncü Ceza Mahkemesi, devrilen cumhurbaşkanı Bashar al-Assad'ı taammüden adam öldürme, işkence ve insanlığa karşı suçlardan mahkûm ederek gıyabında ölüm cezasına çarptırdı. Kardeşi Maher al-Assad da gıyabında aynı cezayı aldı. Kuzenleri ve Deraa ilinin eski siyasi güvenlik sorumlusu Atef Najib ise mahkûm kıyafetiyle duruşma salonundaydı. Yargıç Fakhr al-Din al-Aryan, tanık ifadelerinin Bashar al-Assad'ı en üst karar verici olarak gösterdiğini ve devlet kurumlarını suçları kolaylaştırmak için kullandığını söyledi. Fahd al-Freij ile Louay al-Ali de gıyabında cezalandırıldı. Duruşma devlet televizyonundan yayımlandı. Bashar ve Maher al-Assad, Aralık 2024'ten beri Rusya'da yaşıyor. Suriye'nin yeni yönetimi Moskova'dan iadelerini istediği hâlde bu talep sonuçlanmadı; Al Jazeera'nın haberine göre karar, ikili yurt dışında kaldığı sürece uygulanamayacak bir iç hukuk hükmü niteliğini taşıyor.[1]

UCM yaptırımlarına karşı dava

ABD'de American Friends Service Committee, Centre for Constitutional Rights, Human Rights Watch ve Open Society Institute, UCM görevlileri, yargıçları ve savcılarına yaptırım uygulanmasına yetki veren Şubat 2025 tarihli başkanlık kararnamesine karşı Salı günü dava açtı. Örgütler, kararnamenin başkanlık yetkisini aştığını ve gerçekte dayanağı bulunmayan bir ulusal acil durum iddiasına yaslandığını savunuyor. Davacılara göre yaptırımlar; savaş suçu mağdurlarını temsil etmek, mahkemeye görüş sunmak ve Filistinli hak örgütleriyle çalışmak dâhil insan hakları ve hukuk faaliyetlerini kısmalarına yol açıyor. Örgütler bu sonucun ifade özgürlüğünü ve adil yargılanma hakkını zedelediğini ileri sürüyor. American Friends Service Committee genel sekreteri Joyce Ajlouny, kararnamenin insan hakları savunucularını yıldırmayı ve savunuculuk yapanları caydırmayı amaçladığını söyledi. Al Jazeera, DAWN ile TAAG'ın da daha önce aynı kararnameye karşı ayrı davalar açtığını bildirdi. Yeni dava böylece yaptırım politikasının hukuki dayanağını ve hak çalışmaları üzerindeki etkisini ABD mahkemelerinin önüne taşıyor.[2]

Hukuki adım ile uygulama arasındaki mesafe

Dosyalar farklı hukuk düzenlerine, farklı suçlamalara ve farklı usullere ait. Şam'da mahkeme bir hüküm verdi, ancak hükmün Bashar ve Maher al-Assad Rusya'da kaldığı sürece uygulanamayacağı açıkça belirtiliyor. ABD'deki hak örgütleri ise verilmiş bir mahkûmiyetin icrasını istemiyor; başkanlık kararnamesinin yetki ve temel haklar bakımından hukuka uygunluğunu mahkemenin incelemesini talep ediyor. İki gelişmeyi yan yana getiren ortak sınırlama, hukuki işlemin fiilî sonuca dönüşmesi için başka bir makamın ya da devlet gücünün devreye girmesi gereği. Şam dosyasında bu gereklilik, Moskova'ya iletilen iade talebinde somutlaşıyor. UCM yaptırımları davasında ise sonuç, ABD mahkemelerinin henüz açıklanmayan değerlendirmesine bağlı. Bu karşılaştırma iki sürecin aynı sonuca ilerlediğini göstermiyor. Şam hükmü iç hukukta verilmiş nihai bir ceza olarak aktarılırken, ABD dosyası yeni açılmış bir itiraz niteliğinde. Ortak nokta, hesap verebilirlik iddiasının hüküm ya da dava açılmasıyla tamamlanmaması; yetki, erişim ve uygulama aşamalarının sonucu her dosyada ayrıca belirlemesi.[1], [2]

Kaynakça

  1. Haber kaynağıAl JazeeraŞam'daki mahkeme, Bashar al-Assad'ı insanlığa karşı suçlardan ölüm cezasına çarptırdı↩1↩2
  2. Haber kaynağıAl JazeeraDört ABD hak örgütü, Uluslararası Ceza Mahkemesi'ni hedef alan yaptırımlara karşı dava açtı↩1↩2