Tihamah'a saldırı Yemen çevresindeki deniz riskini büyütürken, Pakistan Hürmüz için ABD ile İran'ın bir düzenlemeye yaklaştığını bildirdi; iki geçitte farklı süreçler işliyor.
Jeopolitik··Akşam
Babülmendep'te can kayıplı saldırı
Yemen Ulaştırma Bakanlığı, gıda taşıyan Tihamah adlı yük gemisinin Babülmendep'te balistik füzelerle üç kez vurulduğunu ve gemide yangın çıktığını açıkladı. Bakanlığın verdiği ölü sayısı 4, Reuters'ın aktardığı Yemenli kaynakların verdiği sayı ise 3; Husiler saldırıyı üstlenmedi. Bakanlık, kurtarma ekipleri mürettebata ulaşmaya çalışırken bir füzenin daha atıldığını ve bir kurtarma görevlisinin yaralandığını bildirdi. Ölenler arasında Pakistanlı ve Endonezyalı denizcilerin bulunduğu belirtildi. Insurance Journal'ın aktardığı denizcilik kaynakları, Mısır sahipliğindeki gemideki ölümlerin doğrulanması hâlinde bunun 28 Şubat'ta başlayan İran savaşından bu yana Husi saldırılarının gemicilikte yol açtığı ilk can kaybı olacağını kaydetti. İngiliz denizcilik kuruluşu UKMTO da aynı gün Kızıldeniz'de başka bir yük gemisinin tanımlanamayan bir mermiyle vurulduğunu ve yaralanmalar yaşandığını duyurdu. Birbiriyle tam olarak eşleşmeyen can kaybı bilgileri saldırının ağırlığını değiştirmiyor, ancak nihai bilanço konusunda kaynaklara göre açık bir fark bulunduğunu gösteriyor.[1]
Yemen yönetiminden karşılık mesajı
Denizdeki saldırı, Yemen'in tanınan yönetiminin Husilerle çatışmanın yönüne ilişkin daha sert bir tutum açıkladığı döneme denk geldi. Başkanlık Liderlik Konseyi Başkanı Reşad el-Alimi, ülkenin siyasi sürecine destek veren büyükelçilere yaptığı konuşmada Husi saldırılarının sonuçsuz kaldığı dönemin bittiğini ve savaş ile barış kararının tek taraflı biçimde Husilere bırakılamayacağını söyledi. Açıklamanın arka planında, güneybatıdaki Muha limanına düzenlenen saldırı bulunuyor. Anadolu Agency'nin haberine göre saldırıda en az 7 kişi öldü, yaklaşık 35 kişi yaralandı; liman altyapısı, bir Suudi hastanesi ve ticari gemiler zarar gördü. Al Arabiya ile Al Jazeera da can kayıplarını aktardı. Sanaa'yı elinde tutan İran destekli Husiler ile hükümet güçleri arasındaki çatışma yaklaşık 12 yıldır sürüyor. Nisan 2022'den beri kısmen geçerli olan ateşkesin aşınması, el-Alimi'nin sözlerini yalnızca bir saldırıya verilen tepkinin ötesinde, çatışma kararlarının kim tarafından alınacağına ilişkin bir güç mücadelesine yerleştiriyor.[2]
Hürmüz'de arabuluculuk hattı
Aynı bölgesel deniz tablosunun doğusunda Hürmüz Boğazı için farklı bir süreç işliyor. Pakistan Savunma Bakanı Khawaja Asif, Washington ile Tahran'ın neredeyse kapalı durumdaki boğaz konusunda bir düzenlemeye yaklaştığını Bloomberg'e söyledi. Açıklama, Pakistan İçişleri Bakanı Mohsin Naqvi'nin Tahran'da temaslarda bulunduğu sırada geldi. Anadolu Agency'ye konuşan bir Pakistan hükümeti yetkilisi, Naqvi'nin İran yönetimine yeni öneriler ileteceğini belirtti, fakat ayrıntı vermedi. Katar Dışişleri Bakanlığı sözcüsü de İran ile Umman arasındaki görüşmelerin bir kısım deniz taşımacılığının yeniden başlaması açısından ileri aşamaya ulaştığını aktardı. ABD ile İran'ın 17 Haziran'da imzaladığı mutabakat güvenlik güvenceleri ve seyrüsefer serbestisi başlıklarında daha sonra tıkanmıştı. Bu gelişmeler, Babülmendep'te can kaybı ve karşılık dili öne çıkarken Hürmüz'de arabulucuların teknik ve siyasi bir geçiş düzenlemesi aradığını gösteriyor. İki süreç aynı sonuca işaret etmiyor: biri tırmanmanın somut maliyetini, diğeri ise sınırlı deniz trafiğini yeniden kurma çabasını anlatıyor. Henüz açıklanmış bir uygulama takvimi ya da teknik ayrıntı bulunmuyor.[3], [1]