Kolombiya'nın Golan kararı diplomatik itirazla karşılandı
Kolombiya, Golan'da İsrail egemenliğini tanıyan ikinci ülke oldu. İsrail kararı memnuniyetle karşılarken Suriye ile Suudi Arabistan uluslararası hukuk temelinde itiraz etti.
Jeopolitik··Akşam
Bogota dış politikada yön değiştirdi
Kolombiya Dışişleri Bakanlığı, Golan Tepeleri'nin İsrail denetiminde kalmasını İsrail'in ulusal savunmasının zorunlu bir parçası saydığını açıklayarak bölgede İsrail egemenliğini tanıdı. Karar, Cumhurbaşkanı Abelardo de la Espriella'nın göreve başlamasından günler sonra geldi ve Kolombiya'yı bu adımı atan ikinci ülke yaptı. Daha önce yalnızca ABD ilhakı tanımıştı. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Saar kararı tarihi diye nitelendirdi; Al Jazeera'nın haberine göre Saar ile de la Espriella, göreve başlama töreni öncesinde Barranquilla'da bu tutum üzerinde anlaşmıştı. Yeni karar aynı zamanda Kolombiya'nın önceki yönetiminden belirgin bir kopuş anlamına geliyor. Eski Cumhurbaşkanı Gustavo Petro, 2024'te İsrail ile diplomatik ilişkileri askıya almıştı. Böylece Bogota'nın adımı yalnızca Golan'ın statüsüne ilişkin bir tanıma kararı değil, yeni yönetimin İsrail'le ilişkilerde önceki çizgiyi tersine çevirdiğini gösteren erken bir dış politika işareti olarak ortaya çıktı.[1]
Statü tartışmasının hukuki zemini
Golan'ın bugünkü statüsü, Kolombiya kararına verilen tepkilerin merkezinde bulunuyor. İsrail bölgeyi 1967 savaşında Suriye'den aldı ve 1981'de kendi hukukunu burada uygulamaya başladı. Birleşmiş Milletler ise Golan'ı işgal altındaki Suriye toprağı olarak değerlendirmeyi sürdürüyor. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, Kolombiya'nın tanımasının BM Şartı ile 1981 tarihli ve 497 sayılı Güvenlik Konseyi kararına aykırı olduğunu söyledi ve Bogota'yı 10 Ağustos tarihli kararını gözden geçirmeye çağırdı. Riyad'ın açıklamasına göre bu tür tutumlar barışa katkı sunmuyor, sahadaki oldubittiyi pekiştiriyor ve bölgesel çabaları zayıflatıyor. Suriye Dışişleri Bakanlığı da aynı gün kararı reddetti ve Golan'ın Suriye toprağının ayrılmaz parçası olduğu görüşünü yineledi. Bu itirazlar, Kolombiya'nın ikili diplomatik tercihi ile Golan'a ilişkin mevcut BM yaklaşımı arasında açık bir ayrışma bulunduğunu ortaya koyuyor.[2], [1]
İki tanıma, daha geniş BM çoğunluğu
Kolombiya'nın katılımıyla İsrail'in Golan üzerindeki egemenliğini tanıyan devlet sayısı 2 oldu. Buna karşılık Şam, BM Genel Kurulu'nda her yıl ele alınan Suriye Golanı kararına desteğin 2024'te 97 ülkeden 2025'te 123 ülkeye yükseldiğini hatırlattı. Bu iki sayı farklı diplomatik düzlemleri gösteriyor: biri tek tek devletlerin ikili tanıma kararlarını, diğeri ise BM çatısı altında bölgenin statüsüne ilişkin daha geniş tutumu yansıtıyor. İsrail açısından Kolombiya kararı, ABD'nin ardından gelen yeni bir diplomatik destek ve yeni yönetimle kurulan ilişkinin görünür sonucu. Suriye ile Suudi Arabistan açısından ise adım, mevcut uluslararası hukuk yaklaşımından uzaklaşma ve başka ülkelerin de benzer kararlar alabileceği bir emsal riski taşıyor. Haberler herhangi bir başka devletin aynı yolu izleyeceğini göstermiyor. Kolombiya'nın savunma gerekçesi de bu ayrımı kapatmıyor; karar, BM'nin işgal altındaki Suriye toprağı değerlendirmesinin yerine geçen çok taraflı bir düzenleme sunmuyor. Suudi Arabistan'ın yeniden değerlendirme çağrısı ve Suriye'nin reddi, tartışmanın bundan sonra da tanıma ile mevcut uluslararası tutum arasındaki gerilim üzerinden süreceğini gösteriyor. Mevcut tablo, Bogota'nın kararının Golan'ın hukuki statüsünü değiştirmediğini, fakat bu statü üzerindeki diplomatik ayrılığı daha görünür hâle getirdiğini ortaya koyuyor.[2], [1]