Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’daki gelişmeler İsrail’in eylemleri çevresindeki baskıyı büyütüyor
Gazze’de bir polis müdürü insansız hava aracı saldırısında öldürüldü, Batı Şeria’da aileler yerleşimcilerin kuşatmasında kaldı; Lübnan asıllı Amerikalılar silah sevkiyatları nedeniyle Washington’a dava açtı.
Jeopolitik··Sabah
Hava saldırıları yeniden başlarken Gazze şehrinin polis müdürü öldürüldü
Al Jazeera’nın aktardığına göre İsrail’e ait bir insansız hava aracı perşembe günü Gazze şehrinin güneybatısındaki al-Rashid Caddesi’nde bir araca üç füze attı; kentin sivil polis teşkilatının başındaki 43 yaşındaki Albay Jamal Abu Kamil öldü, iki kişi ağır yaralandı. İsrail ordusu bir tehdidi ortadan kaldırmak için vurduğunu söyledi ve kanıt sunmadan onu Hamas komutanı olarak niteledi; Gazze polisi ise Abu Kamil’in polis görevine bağlı olduğunu ve başka bir faaliyetle ilgisinin bulunmadığını açıkladı. Saldırı, İsrail’in hava saldırılarına verdiği ve 3 Ağustos’ta başlayan bir haftalık arayı sona erdirmesinden bir gün sonra geldi. Aynı gün Khan Younis’te bir motosiklete düzenlenen ayrı bir saldırıda Huthaifa Kawari öldü, bir kişi ağır yaralandı. Gazze Sağlık Bakanlığı’na göre Ekim 2025’te varılan ateşkesten bu yana neredeyse her gün süren saldırılarda 1.250’den fazla Filistinli yaşamını yitirdi; Başbakan Benjamin Netanyahu 9 Ağustos’ta ABD destekli barış planını reddederek Hamas gerçekten silahsızlandırılıncaya kadar güçlerin kalacağını söyledi. Ölen subayın kimliğine ilişkin karşıt anlatımlar ve kısa aradan sonra saldırıların yeniden başlaması, Gazze’deki sivil ve kolluk manzarasını doğrudan ölümcül baskı altında tutuyor.[1]
Yerleşimciler Batı Şeria’da iki aileyi Qusra’da kıstırıyor
BBC’nin aktardığına göre İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria’da Qusra köyünün kenarındaki Abu Ridi ve Hassan ailelerini pazardan bu yana evlerinde kıstıran yerleşimcileri uzaklaştıramadığını kabul edip bölgeye ek birlik göndereceğini açıkladı. Ailelerin suyu ve elektriği kesildi, gıda stokları tükenmeye başladı; köy kapalı askerî bölge ilan edildi. ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, elçiliğinin yerleşimcilerin uzaklaştırılmasını istediğini belirterek onları İsrailli teröristler diye tanımladı ve X’te aileyi sindirmek ve taciz etmek için yapılan eylemin iğrenç olduğunu yazdı. Evde kıstırılan Qusay Abu Ridi BBC’ye eve gece yeniden saldırıldığını söyledi; mülkün sahibi olan kardeşi Filistin kökenli bir Amerikalı iş insanı ve ABD elçiliğine başvurmuştu. Çarşamba günkü ilk müdahale girişimi başarısız oldu, güvenlik güçleri göz yaşartıcı gaz ve ses bombası kullandı; olay yerine ilk giden askerlerin yerleşimcilerle birlikte dua etmesi üzerine ordu bu askerler hakkında işlem yapılacağını bildirdi. Evlerin kurtarılamaması ve ardından ek birlik sözü, Gazze dışında da yerleşimci kuşatması ile geciken yaptırımın sivil baskıyı büyüttüğünü gösteriyor.[2]
Lübnan asıllı Amerikalılar ABD silah politikasını mahkemeye taşıyor
Al Jazeera’nın aktardığına göre Arap Amerikan Sivil Haklar Birliği ile 16 kişi salı günü Michigan’daki ABD federal mahkemesinde Dışişleri Bakanı Marco Rubio ile Lockheed Martin, Boeing ve Caterpillar aleyhine dava açtı. Davacılar, ağır insan hakları ihlalleriyle inandırıcı biçimde ilişkilendirilen yabancı ordulara askerî yardımı yasaklayan Leahy Yasası’nın, İsrail’e aktarılan para ve silahlarla çiğnendiğini ileri sürüyor. Davacıların tamamı Lübnan’da mülkü bulunan ABD vatandaşları. Michiganlı iş insanı ve siyasetçi Nasser Beydoun, İsrail güçlerinin Bint Cübeyl’deki aile evini herhangi bir askerî gereklilik ya da gerekçe olmaksızın yıktığını öne sürüyor. Birliğin başkanı avukat Nabih Ayad, yasanın çok açık olduğunu ve dünyanın her yerinde uygulandığını, ama sıra İsrail’e gelince uygulamanın sıfır kaldığını söyledi. Dilekçe, Lübnan’da mülkü zarar gören on binlerce Lübnan asıllı Amerikalı adına toplu dava statüsü talep ediyor. Davalı şirketlerden ve Dışişleri Bakanlığı’ndan yanıt aktarılmadı. Gazze’deki insansız hava aracı saldırısı ve Qusra kuşatmasıyla yan yana okunduğunda Michigan davası, aynı haftanın İsrail eylemlerine ilişkin anlaşmazlıklarını silah sevkiyatları ve Gazze, Batı Şeria ile Lübnan’daki mülk kaybı üzerinden bir ABD mahkemesine taşıyor.[3], [1], [2]