Tehdidi Bir Sayıya Bağlamak
Trump'ın formülü basit ve bu yüzden tehlikeli: Hürmüz'de vurulan her gemi için bir köprü ya da bir santral. CBS'e göre ABD, on ikinci gece füze depolarını ve hava savunmasını vurdu. Kabiliyet niyetten daha dürüsttür; bir tehdit ancak arkasındaki masraf inandırıcıysa caydırır.[1]
Kayıp beyanları iki taraftan da geliyor ve doğrulanamıyor: İran 53 ölü, 592 yaralı; ABD tarafında 18 asker ölü, 482 yaralı. İran Meclis Başkanı Kalibaf 'hiçbir altyapı güvende olmaz' derken Dışişleri Bakanı Erakçi doktrini 'göze göz' diye özetliyor. Her gece tekrarlanan tempo, dayanıklılık üzerine bir iddiadır; karşılık da öyle.[1]
İkinci Su: Kızıldeniz Cephesi
Husiler, Encelia ve Layla tankerlerini balistik ve seyir füzeleriyle ve İHA'larla vurduğunu, ilan ettikleri deniz ablukasının ihlali gerekçesiyle üstlendi; yaklaşık on gemi rotasını değiştirdi. Savaş artık tek suda değil: Hürmüz'de ABD, Kızıldeniz'de Husiler bedel dayatıyor. İlan edilmiş bir çizgi ile savunulan bir çizgi farklı şeylerdir.[2]
Dün 'Boğazdaki Kırmızı Çizgi' başlıklı yazımda, bir kırmızı çizginin ancak arkasındaki masraf kadar gerçek olduğunu savunmuştum; tankerlere yapılan saldırı bu tezi bir sonraki halkaya taşıyor. Öngörü nettir: iki cephede eşzamanlı caydırıcılık, bir cephedeki tavizin diğerinde sınanmasını davet eder. İzlenecek tek şey, Trump'ın 'gemi başına bir köprü' formülünün uygulanıp uygulanmayacağı; uygulanmayan bir tehdit, tüm merdiveni ucuzlatır.[2], [3]