Kemik aletler, su kanalları ve bir lahit geçmiş yaşamın üç ölçeğini açıyor
Romanya'daki kemik aletler gündelik üretimi, Kolombiya'daki kanal ağı ortak emeği, Aspendos'taki lahit ise bir kişinin kent imgeleriyle kurulan bağını görünür kılıyor.
Bilim··Akşam
Doğu Karpatlar'da elde kullanılan kemikler
Doğu Karpatlar'daki Abri kaya sığınağından gelen işlenmiş kemikler, Romanya'da Neandertallerle ilişkilendirilen ilk kemik alet topluluğunu veriyor. Phys.org'un aktardığı çalışma, parçaların taş kenarlarını bilemek, deri ve bitki işlemek, kama olarak çalışmak ve kimi durumlarda çekiç görevi görmek için kullanıldığını bildiriyor. Aletlerin ortak niteliği, uzun süre saklanan özel nesnelerden çok, gereksinim çıktığında alınıp kullanılan gündelik araçlar olarak görünmeleri. Bu ayrım, Neandertal yaşamına büyük ve ender buluntular üzerinden değil, sıradan işlerin maddi izleri üzerinden yaklaşmayı sağlıyor. Kaya sığınağındaki katmanlar çok uzun bir zaman aralığına yayılıyor; buluntu topluluğu bu nedenle tek bir anın donmuş görüntüsünü sunmuyor. Yine de kenarlardaki kullanım izlerinin bir araya getirdiği işlev listesi açık: kemik, taşın yanında esnek bir ham madde olarak günlük üretime katılmış. Haberin okur için taşıdığı yenilik, Neandertallerin kemikten yararlanmış olmasından öte, Romanya'daki bir alanda bu kullanımın çeşitli işler için kurulmuş somut bir araç takımı halinde görünür olması.[1]
La Mojana'da suyla kurulmuş bir yerleşim düzeni
Kolombiya'nın La Mojana ovasındaki kanal, sırt ve konut sekileri çok daha geniş bir toplumsal ölçeği görünür kılıyor. San Marcos çevresindeki düzen, su basan bir alanda yaşamak için kuru zemin yaratıyor ve suyun akışını yerleşim ile tarımın çevresinde biçimlendiriyor. Phys.org'un aktardığı çalışma, bu büyük dokunun kurulması için gereken emeğin yerel nüfusun erişebileceği büyüklükte olduğunu hesaplıyor. Yazarların yorumu, yapımın uzaktaki tek bir merkezden yönetilmiş dev bir seferberlik yerine, aynı çevrede yaşayan toplulukların eşgüdümüyle tamamlanmış olabileceği yönünde. Bu okuma, büyük ölçekli bir yapının otomatik olarak katı bir merkezi otorite gerektirdiği varsayımını gevşetiyor. Ovadaki sırtlar yaşam ve üretim alanlarını sudan yukarı taşırken kanallar da kazılan toprağın izini ve su yönetiminin omurgasını koruyor. Sistem La Mojana boyunca geniş bir alana yayılıyor; San Marcos'taki bölüm bu daha büyük coğrafyanın ayrıntılı bir kesiti. Kemik aletlerde tek tek işlerin izi vardı. Burada aynı gündelik emek, bir peyzajın biçimini değiştirecek kadar birikmiş halde karşımıza çıkıyor.[2]
Aspendos'ta bir mezarın kentle kurduğu bağ
Aspendos dışındaki bir mezarlıkta bulunan taş levhalı lahit, geçmişi bu kez tek bir kişinin çevresinde daraltıyor. Live Science'ın aktardığı resmî açıklamaya göre lahitteki güreşçi betimli sikkeler ve öteki nesneler, gömülen kişinin sporla, belki güreşle ilişkisinin bulunabileceğini düşündürüyor. Bu bağlantının kent ölçeğinde bir dayanağı var: Aspendos uzun süre iki güreşçi betimli gümüş sikkeler bastı ve daha sonraki yüzyıllarda büyük bir stadyum kurdu. Mezar nesneleri böylece yalnızca kişisel eşya olmaktan çıkıp kentin kendisini nasıl temsil ettiğine de bağlanıyor. Açıklama kişinin mesleğini kesinleştirmiyor; ortaya çıkan şey, gömü ile yerel spor imgesi arasındaki somut yakınlık. Üç haber yan yana geldiğinde arkeolojik bağlamın farklı ölçeklerde nasıl çalıştığı görülüyor. Abri, elde tutulan araçlardan gündelik işlere; La Mojana, toplu emekten yerleşim düzenine; Aspendos ise bir mezardaki nesnelerden kentsel kimliğe uzanıyor. Ortak sonuç, maddi kalıntıların kişi, topluluk ve peyzaj arasında farklı türde bağlar kurmasında yatıyor.[3], [1], [2]