Eigen RadarBilim
Analiz

Atlantik dolaşımı, bölgesel izler ve Alpler'deki kelebekler ısınmayı görünür kılıyor

Araştırmacılar zayıf Atlantik dolaşımını ek ısı tutulmasıyla ilişkilendirdi, 1850'den beri çoğu bölgede insan kaynaklı ısınmayı saptadı ve Alp kelebeklerinin yamaçlarda yükseldiğini buldu.

Bilim··Sabah
Kuru otların yeşil ve çiçekli Alp çayırına dönüştüğü yamaçta, büyük açık renkli bir kelebeğin ardından üç kelebek yukarı uçuyor.

Zayıf Atlantik dolaşımı ısıyı okyanusta tutuyor

Oregon State University öncülüğündeki ekip, üç iklim modelinde Atlantik Meridyonel Devrilme Dolaşımı'nın ani zayıflama dönemlerini izledi ve Nature Geoscience'ta dolaşımın gezegenin enerji bütçesinde bir ısı vanası gibi işlediğini bildirdi. Güçlü dolaşımda ısı Kuzey Atlantik'te derin konveksiyonla atmosfere bırakılıyor; zayıf dönemde ise okyanus iç katmanlarında birikiyor ve yalnızca ince bir yüzey katmanı soğuyor. Baş yazar Christo Buizert'e göre son Buzul Çağı'ndaki zayıf dönemler, bugün 25 ppm karbondioksitin yapacağı kadar, kabaca 10 yıllık insan salınımına denk bir ısınmaya karşılık geldi. Doğrudan bölgesel etki Grönland dahil Kuzey Atlantik çevresinde soğuma; küresel toplamda ise tutulan ısı artıyor. Yazarlar, daha sıcak bir dünyada dolaşımın bu modellerde daha kararlı göründüğünü, gelecekteki bir zayıflamanın kalıcı çöküş yerine toparlanabileceğini de not ediyor; geçmiş doğal salınımlar insan kaynaklı değişim için kusurlu bir benzeşim olmayı sürdürüyor.[1]

1850'den beri çoğu bölgede insan izi çıkıyor

Max Planck Institute for Meteorology ekibi, bölgesel yüzey sıcaklıklarını küresel ortalama artışa bağlayan görgül bir araç kurdu ve bunu 1850–2022 gözlemlerine uyguladı. Science Advances'ta yayımlanan çalışmada yazarlar, insan kaynaklı ısınmanın gözlenen parmak izinin Kuzey Kutbu ve güneydoğu Pasifik dahil çoğu bölgede, doğal değişkenliğe rağmen saptanabildiğini bildiriyor. Güney Okyanusu'nun ve yarı kutupsal Kuzey Atlantik'in bazı bölümlerinde sinyal, doğal dalgalanmaların arka plan gürültüsünden hâlâ açıkça sıyrılamadı; bu, oralarda ısınmanın durduğuna değil, verinin neyi ayırt edebildiğine dair bir ifade. Baş yazar Aruhasi, insanın sinyalinin gürültüden çıkma süresinin bölgeye göre değiştiğini ve modellerin bu süreyi sıkça düşük kestirdiğini söylüyor. Ekip, yaklaşık 45 yıllık uydu gözlemini çoğu bölgede görgül kanıtı kurmaya yetecek uzunlukta sayıyor.[2]

Alp kelebekleri yerinde uyum yerine yükseğe kayıyor

Julius Maximilian University of Würzburg'dan Esme Ashe-Jepson, Alman Alpleri'nde bir yükselti gradyanı boyunca kelebekleri yaklaşık on yıl izledi ve Communications Biology'de türlerin ısınmaya öncelikle yayılış alanlarını yamaç yukarı kaydırarak yanıt verdiğini, fizyolojik uyumun ikinci planda kaldığını bildirdi. Vücut sıcaklığını en az düzenleyebilen türler en çok yukarı çıktı. Topluluk bileşimi de yükseltiyle değişiyor: iri ve açık renkli türler daha sıcak alt yamaçlarda baskın, daha küçük ve koyu renkli olanlar yukarıda yoğunlaşıyor. Ashe-Jepson, yer değiştirmenin gözlenen yanıt olduğunu ve yaşam alanları arasındaki bağlantının bu yüzden pratik kaldıraç haline geldiğini vurguluyor; tırmanmak zorunda kalan bir kelebeğin gidecek yere ve oraya götüren bir yola ihtiyacı var.[3]

Kaynakça

  1. Haber kaynağıPhys.orgAtlantik dolaşımı, gezegenin ne kadar ısı tuttuğunu belirleyen bir vana gibi çalışıyor↩
  2. Haber kaynağıPhys.orgGözleme dayalı bir sınama, 1850'den bu yana insan kaynaklı ısınmayı çoğu bölgede saptıyor↩
  3. Haber kaynağıPhys.orgAlp kelebekleri yerinde uyum sağlamak yerine yükseğe tırmanıyor↩