2024 Port Hills yangınından sonra yanıcı otlar yerli filizlenmeyi yangın tuzağına soktu
Canterbury Üniversitesi araştırmacıları, Christchurch'teki Port Hills'te Şubat 2024 yangınının ardından yerli odunsu bitkileri 17 ay izledi. En iyi toparlanan geniş yapraklı Coprosma oldu; izlenen 17 bitkinin 16'sı yeniden sürgün verdi. Yanıcılığı yüksek yabancı otlar, yanan zeminde yerli türlerden daha hızlı yerleşti. Paula Jameson, bu otlar çevrede kaldıkça yerli dikimin az işe yaradığını, yangının yenilenmeyi geri ittiğini söylüyor. Mt Ada alanı 2017'de de yanmış ve yeniden dikilmişti. Çalışma Forests dergisinde yer aldı.
Bilim··Öğle
Şubat 2024 yangını Mt Ada'daki yerli dikimi yaktı
Canterbury Üniversitesi araştırmacıları, Christchurch'teki Port Hills onarım alanında Şubat 2024 yangınının ardından yerli bitkileri inceledi. Bazı genç ağaçlar ve çalılar ağır yangın hasarına karşın yeniden sürgün verebildi. Ekip, yangının Mt Ada alanını sarmasından sonra yerli odunsu bitkileri 17 ay izledi. Aynı zemin 2017'deki büyük Port Hills yangınında da yanmış ve 2024 yangınından önce yeniden dikilmişti.[1], [2]
Yanıcı yabancı otlar yanmış zemini yerlilerden hızlı kapladı
Yanıcılığı yüksek yabancı otlar, yangından önce Mt Ada onarım alanında sık büyümüştü ve yangından sonra yerli türlerden daha hızlı yeniden yerleşti; bu da filizlenen yerli bitkileri olgunlaşmadan yeniden yangına açık bırakabiliyor. Canterbury Üniversitesi Biyolojik Bilimler Okulu'ndan Paula Jameson, ekolojistlerin yangın tuzağı dediği bu örüntüyü anlatıyor: yinelenen yangınlar yerli yenilenmeyi sürekli başa döndürüyor. Jameson, çevrelerinde yanıcılığı yüksek otlar ve yabani bitkiler kaldıkça yerli ağaç ve çalı dikmenin az işe yaradığını, yangının yenilenmeyi olgun ormana ulaşmadan geri ittiğini söylüyor.[1], [2]
Coprosma izlenen 17 bitkinin 16'sında yeniden sürgün verdi
Geniş yapraklı Coprosma en iyi toparlanan tür oldu; izlenen 17 bitkinin 16'sı yeniden sürgün verdi, ancak yeniden sürgün verme türden türe, bitkinin yaşına ve boyutuna, yangının şiddetine ve çevresindeki koşullara göre belirgin biçimde değişti. Hakemli çalışma Forests dergisinde yayımlandı.[1]