SARS-CoV-2 enfeksiyonu, farelere önceden verilen akciğer kanseri hücrelerinin kısa deney süresinde daha fazla tümör oluşturmasıyla ilişkiliydi. Enfeksiyonlu akciğerde VEGF adlı damar büyüme etkeni arttı; onu engelleyen antikor tümör büyümesini baskıladı. Saldırgan, yerleştirilmiş hücre modeli insanların yıllarca sessiz kalan tümörlerini temsil etmiyor ve çalışma insanlarda kanser gelişimini veya tedavinin yararını göstermiyor.
Bilim··Öğle
Hücreler enfeksiyondan önce farelere verildi
Araştırmacılar SARS-CoV-2’ye duyarlı farelere Lewis akciğer karsinomu hücrelerini damar yoluyla verdi. Enfeksiyon yedi gün sonra başlatıldı; sonuçlar hücrelerin verilmesinden iki hafta, enfeksiyondan bir hafta sonra değerlendirildi. Aynı sayıda kanser hücresiyle yapılan karşılaştırmada enfeksiyonlu farelerin akciğerlerinde daha fazla görünür tümör odağı ve daha büyük ortalama lezyonlar bulundu. Bu düzen kısa süreli büyümeyi ölçüyor.[1]
VEGF engellendiğinde tümör büyümesi azaldı
Enfeksiyonlu akciğerlerde oksijen yetersizliği ve iltihapla birlikte, damar oluşumunu destekleyen vasküler endotelyal büyüme etkeni VEGF ve VEGFR2 alıcısıyla ilişkili ölçümler yükseldi. VEGF’yi fazla üretecek biçimde değiştirilmiş kanser hücreleri daha az sayıda verildiklerinde bile tümör oluşturdu. VEGF’ye bağlanan antikor verildiğinde damar yoğunluğu düştü ve yerleştirilmiş kanser hücrelerinin büyümesi yavaşladı. Aynı yönde etki, enfeksiyon geçirmiş ve tümör hücreleri taşıyan farelerde de ölçüldü.[1]
İnsan dokusu sonraki kanseri izlemedi
İnsan dokusu bölümünde, ağır COVID-19 nedeniyle ölen 21 yetişkinin otopsi akciğerleri ile enfeksiyonu geçirmemiş 15 kişinin örnekleri karşılaştırıldı. Bu karşılaştırma damar ve iltihap değişimlerini değerlendirdi; sonraki tümör gelişimini izlemedi. Araştırmacılar fare modelinin klinikteki tümör sessizliğini temsil etmediğini belirtiyor. Birkaç haftalık saldırgan hücre deneyi, kendiliğinden gelişen insan kanseri veya enfeksiyon sonrası VEGF tedavisinin yararı hakkında sonuç vermiyor.[1]