Eigen RadarBilim
Analiz

Fosil göz pigmentleri, balıkların eski görme farklılıklarını ortaya koydu

Yaşayan ve fosil balıkları karşılaştıran hakemli çalışma, gözlerdeki pigment yapılarının balık gruplarına göre farklı biçimler taşıdığını buldu. Araştırmacılar bu ayrımları görmeyle ilgili uyumlarla ilişkilendiriyor. Yaklaşık 306–311 milyon yıllık fosillerde bazı örüntüler korunmuş durumda. Eski gözlerin işlevi ise günümüzde yaşayan türlerle karşılaştırmadan çıkarılıyor; bulgular balıkların geçmişte ne gördüğünü doğrudan göstermiyor.

Bilim··Akşam
Laboratuvar tezgâhında, koyu göz izi belirgin bir balık fosili; arkasındaki ekranda yuvarlak ve uzamış mikroskobik yapıların gri tonlu görünümü.

Pigment yapıları balık gruplarına göre değişiyor

Eski balıkların gözlerinde korunmuş mikroskobik pigment yapıları, görmenin evrimine ilişkin yeni ipuçları verdi. Hakemli araştırmada yaşayan balıklarla fosiller karşılaştırıldı ve başlıca balık gruplarının gözlerinde farklı örüntüler bulundu. İncelenen yapılar, hücre içinde melanin pigmentini taşıyan melanozom adlı organeller. Bu küçük yapıların bazıları fosilleşirken biçimlerini koruyor. Böylece yumuşak dokuların büyük bölümü ortadan kalkmış olsa da gözün yapısına ilişkin bilgiler günümüze ulaşabiliyor.[1], [2]

Kemikli balıkların gözlerinde hem silindirik hem de küreye yakın melanozomlar görüldü. İncelenen çenesiz ve kıkırdaklı balıkların gözlerinde ise yalnızca küreye yakın biçim vardı. Araştırmacılar bu ayrımı, ışığın düzenlenmesi, ışığa duyarlı hücrelerin korunması ve görsel duyarlılıkla ilişkilendiriyor. İç dokulardaki pigment yapılarında farklı balık grupları birbirine daha çok benziyordu. Gözdeki çeşitlilik, bu iç dokularda aynı ölçüde görülmedi.[1]

Karşılaştırmanın dayanağı yaşayan balıklar

Elektron mikroskobuyla yapılan ölçümler göz, deri ve iç dokulardaki melanozomların boyutunu ve biçimini kapsadı. Günümüzde yaşayan balıklar için 12 türden 36 birey incelendi; toplam 432 doku örneği karşılaştırmaya girdi. Türler aynı yapıyı bütün dokularında aynı biçimde taşımıyordu. Akciğerli balıklarda görülen daha büyük ve bol melanozomlar, su ile kara arasında yaşamı destekleyen uyumlarla bağlantılı olarak yorumlandı. Yapıların işlevine ilişkin bu açıklama, yaşayan canlılar arasındaki karşılaştırmaya dayanıyor.[1]

Köpekbalıkları ve vatozlarda yuvarlak pigment yapıları, ışığın gözün arkasındaki yansıtıcı kristallere ulaşmasına olanak veriyor. Işık düzeyine uyumda göz bebeğinin hızlı büyüklük değişimleri önem taşıyor. Kemikli balıklardaki uzamış melanozomlar ise ağ tabaka içinde ışığın daha yavaş düzenlenmesiyle ilişkilendiriliyor.[1], [2]

Karbonifer fosilleri örüntünün bir bölümünü koruyor

Fosil malzemesi, yaklaşık 306–311 milyon yıl önce yaşamış canlıları içeren Mazon Creek topluluğundan geldi. Başlangıçta ele alınan 20 fosilin üçünde ölçüm yapmaya yetecek malzeme korunmamıştı. Geri kalan örneklerde bazı soy gruplarına özgü göz pigmenti örüntüleri seçilebildi. Bunların güncel balıklarla karşılaştırılması, işlevsel ayrımların köklerinin başlıca balık soylarının yaklaşık 445 milyon yıl önce ortaya çıkışına uzanabileceğini düşündürüyor. Bu daha eski tarih, o yaşta gözlerin doğrudan ölçülmesine dayanmıyor. Fosilleşme koşulları hangi yapıların korunacağını belirliyor; örneklenen türler de karşılaştırmanın kapsamını sınırlıyor. Eski gözlerin işlevi yaşayan türlerdeki benzerlikler üzerinden yorumlanıyor.[1]

Kaynakça

  1. Haber kaynağıNature CommunicationsFosil pigment organelleri balıkların eski görme uyumlarını izliyor↩1↩2↩3↩4↩5
  2. Haber kaynağıUniversity College CorkFosil pigment organelleri balıkların eski görme uyumlarını izliyor↩1↩2