Beklenenin tersi bir sayı
Kuzey Grönland buz tabakasından boşalan erime sularında metan derişimi 12 ile 20 nanomolar arasında ölçüldü. Bu, aynı buz tabakasının güneybatısında bildirilen değerlerin çok altında: Leverett Buzulu için 270, Isunnguata Sermia için 1.575 nanomolar. Şaşırtıcı olan, kuzey kenarın etkin biçimde gaz veren bir petrol sisteminin üzerinde oturması. Zengin bir kaynağın üzerinde düşük bir derişim duruyor.[1]
Düşük olmak sıfır olmak anlamına gelmiyor. Çözümlenen bütün sular atmosfer dengesinin -4,9 nanomolar- yirmi katına varan doygunluk taşıyor; yani bu sular atmosfere net metan veriyor. Örnekleme ise bölgede tipik olarak eylülde biten erime mevsiminin sonunda yapılmış. Yazarlar güneybatı Grönland'da geç mevsim ölçümlerinin doruk döneme göre yaklaşık on kat düşük çıktığını hatırlatıyor. Buradaki sayı bir yıllık ortalama sayılmaz; mevsimin en zayıf ucundan alınmış bir kesittir.[1]
İzotop hangi hesabı değiştiriyor
Asıl kanıt derişimde değil, karbonun kendisinde duruyor. Erime sularının karbon izotop değerleri eksi 41,9 ile eksi 35,1 binde arasında. Buz tabakasının başka bölgelerinde bu değer tipik olarak eksi 50 bindenin altında kalıyor ve mikrobiyal üretime işaret ediyor. Buradaki ağır bileşim ile bölgesel jeolojik bağlam birlikte okunduğunda kaynak ağırlıklı olarak termojenik çıkıyor: buz altı mikrobiyal etkinliğinden büyük ölçüde bağımsız, yerin çok daha derininde çok daha önce oluşmuş bir gaz.[1]
Bunun pratik karşılığı bir kehanet değil, bir hesap düzeltmesidir. Buz tabakalarının çekilmesiyle açığa çıkacak metanı tahmin eden modeller şimdiye kadar ağırlıklı olarak mikrobiyal üretimi taşıyordu; bu üretim buz altındaki organik madde ve sıcaklık koşullarına bağlı olduğu için belli bir tavanı var. Jeolojik bir hazne farklı davranıyor: buzun bir mühür işlevi gördüğü yerde, mührün kalkması stok tarafından sınırlanıyor, üretim hızı tarafından değil. Yazarlar da buz küresi-karbon geri beslemeleri değerlendirilirken jeolojik metan haznelerinin hesaba katılması gerektiğini vurguluyor. Kuzey kenarda hangi mekanizmanın baskın olduğunu ayırt edecek gözlem belli: aynı havzalarda erime mevsiminin doruğunda yapılacak ölçümlerde hem derişimin hem izotop bileşiminin mevsim içinde nasıl kaydığı.[1]