Argonun saydığı şey
40Ar/39Ar jeokronolojisi bir çarpmanın kendisini görmez; çarpma eriyiğinin son kez soğuduğu anı, kayacın içinde biriken argonun saatinden okur. Chang'e-6'nın Ay'ın arka yüzünden getirdiği eriyik kayaçlarında bu saat yaklaşık 4,33 milyar yıl öncesinden 1,13 milyar yıl öncesine kadar uzanan yaşlar veriyor. Üç milyar yılı aşan bir aralık, tek bir uzay görevinin küçük bir örnek çantasından çıkıyor.[1]
Bu, ölçümün gücü kadar sınırını da tarif ediyor. Elimizdeki şey, tek tek parçaların yaşlarından oluşan bir küme; bombardıman şiddetinin zamana göre eğrisi değil. İkincisine geçmek için parçaların temsil gücüne dair bir varsayım gerekiyor: tek bir iniş bölgesinden toplanan eriyiklerin, o bölgeye düşen çarpmaları yansız biçimde örneklediği varsayımı. Bu varsayım makul olabilir; sınanmış değildir.[1]
Zayıflayan model, güçlenen model
Yarışan iki resim var. Biri, Ay'ın erken tarihinde kısa ve yoğun bir çarpma dönemi öngörüyor; diğeri, gezegenlerin oluşumundan bu yana sürekli ve yavaş bir azalma. Yaşların üç milyar yıla yayılması ikinci resmi güçlendiriyor, birincisini zayıflatıyor. Zayıflatmak çürütmek anlamına gelmiyor: dar bir zaman aralığına sıkışmış yoğun bir dönem de, o döneme ait eriyikler sonraki çarpmalarla yeniden ısıtıldıysa ya da bu örnek kümesinin dışında kaldıysa benzer bir dağılım üretebilir.[1]
Ay'ın arka yüzüne bakmamızın nedeni de burada. Curtin Üniversitesi'nden Fred Jourdan'ın anlatımıyla Ay bir zaman kapsülü gibi: erozyonun ve levha tektoniğinin Dünya'da sildiği olayların kaydını taşıyor. Dünya'nın ilk milyar yılına dair sorduğumuz her soru, uygulamada Ay'a soruluyor. O yüzden bu tartışmayı ilerletecek şey daha güçlü bir yorum değildir; Ay'ın arka yüzünde ikinci bir iniş bölgesinden gelen ve aynı yöntemle tarihlendirilen bağımsız bir parça kümesidir. Tek Bir kez ölçülen bir dağılım, henüz bir tarih sayılmaz.[1]