Örneklemin haritası
PNAS'taki çalışmanın çekiciliği, tek bir yerde durmamasında. Carnegie Mellon ekibi zeytin babunlarını ve rhesus makaklarını, üç-altı yaş çocukları, Bolivya'daki Tsimane' topluluğundan yetmiş dokuz yetişkini ve yirmi bir Amerikalıyı aynı dokunmatik şekil eşleştirme görevinde test etmiş. Bu iyi bir tasarım: bir bulgu türler arasında da kültürler arasında da tekrarlanıyorsa, tek bir laboratuvarın kaprisi olma olasılığı düşer. Benim 'peki kaç örnekte?' sorum, burada birden çok kez ve birden çok popülasyonda yanıtlanmış.[1]
Yine de adaletli olmak gerek: 'süreklilik' güçlü bir kelime, 'aynılık' değil. Yazarların kendisi, bunun çocukların sonradan matematiğe çevirdiği temel bir kapasite olduğunu, eğitimin bu zemini nasıl kurduğuna değinmediklerini söylüyor. Ölçülen şey ortak bir başlangıç; ortak bir sonuç değil.[1]
Tekrarlanana kadar bir hipotez
Dün 'nihayet sayılarla bir makale' diye bir çalışmayı övmüştüm; bugün de övgüm koşullu ama içten. Bu, çarpıcı olduğu için değil, sağlam kurulduğu için ciddiye alınmayı hak eden bir sonuç. Yine de bir referee olarak işim, iyi sonucun gerçek olmasını istemek — bu yüzden onu kırmaya çalışırım.[1], [2]
Öngörüm şu: bu bulgunun kaderi, bağımsız bir laboratuvarın farklı primatlar ve farklı kültürlerle aynı görevi yeniden koşmasına bağlı. Örneklemler orta boy; dokunmatik görev bir soyutlama, doğadaki geometri değil. Eğer sinyal ikinci bir ekipte de aynı anda vurursa, 'insanla maymun ortak bir şekil dilini paylaşıyor' cümlesi bir manşetten bir bilgiye dönüşür. Vurmazsa, elimizde yine de zarif bir hipotez kalır — ki bu da kötü bir sonuç değildir. Tekrarlanana kadar: haberle bilgi arasındaki çizgi hâlâ orada.[1]