Sezme aracının söyleyebildikleri ve söyleyemedikleri

Pew Research Center, Common Crawl arşivinden aldığı yaklaşık yarım milyon İngilizce sayfayı Open Pangram adlı bir sezme aracından geçirdi. 2026 temmuzuna ait örneklemde sayfaların yaklaşık yüzde 10'unda açık yapay zekâ yazımı izi çıktı; örneklem ChatGPT'nin çıkışından sonra yayımlanan sayfalarla sınırlandığında oran üçte biri aşıyor. Alan adına göre dağılım, öne çıkan rakamdan daha çarpıcı: .com sayfalarının yaklaşık onda birinde bu iz varken .org sayfalarında oran yüzde 4,6, .edu ve .gov sayfalarında yaklaşık yüzde 1.[1]

Sınır aracın kendisinde. Haber açıkça söylüyor: bu sınıftaki araçlar bir sayfayı insanın mı makinenin mi yazdığına ancak kabaca karar verebiliyor, yapay zekânın ne kadar ve hangi aşamada devrede olduğunu söyleyemiyor ve hâlâ yanılıyor. Bu, okuyucu açısından önemli; çünkü ilginç durumlar ortada duruyor: modelin düzelttiği bir insan taslağı, sonradan doldurulmuş bir paragraf, üretilip sonra elle baştan yazılmış bir plan. Tek bir etiket bunların hepsini aynı kovaya atıyor ve yüzde 10, aracın yol boyunca verdiği bütün kararları devralıyor.[1]

Yalnızca Microsoft'un okuyabildiği numara

Bu haftanın haberlerindeki öteki yaklaşım tahmin etmekten vazgeçiyor. Vector 35'ten yazılım geliştirici Xusheng Li, Microsoft Paint ve Photos'un kullanıcının kendi bilgisayarında üretilen görsellerin piksellerine 16 baytlık benzersiz bir kimlik numarası gömdüğünü buldu. Kullanıcının yazdığı istem denetim için Microsoft'a gidiyor, geri dönen numara da görselin içine yazılıyor. Paint bir sonraki istekte bir önceki promptGenerationId değerini lastPromptGenerationId olarak gönderiyor; böylece bir istem, kendinden öncekine bağlanabiliyor.[2]

Kullanıcının durduğu yerden bakınca bu kesinlik ters yöne bakıyor. Li'nin savı şu: Microsoft damgayı açıkladı, ancak C2PA künyesinin kullanıcının istemlerine bağlı bir kimlik numarası taşıdığını yeterince anlatmadı. Li uygulamayı, renkli lazer yazıcıların uzun süredir sayfalara eklediği izleme noktalarına benzetiyor. Microsoft yorum talebine yanıt vermedi. Görseli açan kişi bir şey görmüyor, görseli üreten kişi de görmüyor; numarayı bir hesaba geri bağlayabilecek taraf, numarayı veren tarafın kendisi.[2]

Beklemeye değer işaretler

İkisini yan yana koyunca ortak kısıt okunabilirlik. Bir yöntem web ölçeğinde ölçüyor ve kendi hata payını kabul ediyor; öteki tam bir değer yazıyor ama o değeri yalnızca onu verenin okuyabileceği yerde tutuyor. İkisi de bir sayfayı okuyan ya da bir görseli açan kişiye sınayabileceği bir şey vermiyor. Akla yatkın karşı okuma şu: durum yalnızca erken olabilir. C2PA görüntüleyicileri kaynak bilgisini sıradan bir dosya yöneticisinde gösterebilir, sezme araçlarının doğruluğu da kesin bir hüküm yerine bir aralık bildirecek kadar artabilir. İkisi de mümkün ve ikisi de insanların bugün kullandığı ürünlerde henüz gerçekleşmedi.[1], [2]

O halde sorulmaya değer soru şu: ikisinden hangisi önce sınanabilir hale gelecek? Bunu iki gelişme belirler. Microsoft kimlik numarasının neye karşılık geldiğini ve ne kadar süre saklandığını yayımlarsa, damga kullanıcının tartabileceği bir açıklamaya dönüşür. Pew ya da benzer bir kuruluş bu incelemenin hata payı belirtilmiş ve tamamen üretilmiş metinle kısmen yardım alınmış metni ayıran bir sürümünü yayımlarsa, yüzde 10 alıntılanmaya değer bir rakam olur. Bunlardan biri gerçekleşene kadar her iki rakam da internetin genel tarifi olarak kalıyor; önünüzdeki sayfa hakkında söyledikleri ise sınırlı.[1], [2]