Hürmüz baskısı ablukadan gemi saldırılarına ve Umman kıyısındaki petrole uzanıyor
BAE iki ADNOC gemisine yönelik saldırılar için İran'ı suçlarken Washington ablukanın bitiş tarihini açıklamıyor; sızıntı petrolün Umman kıyısına ulaşması, deniz güvenliği krizini çevresel maliyetle birleştiriyor.
Jeopolitik··Öğle
BAE, Hürmüz'de vurulan ADNOC gemileri için İran'ı işaret ediyor
Abu Dabi Dışişleri Bakanlığı, perşembe akşamı Hürmüz Boğazı'nda iki ADNOC gemisine düzenlenen saldırıyı düşmanca bir İran eylemi sayarak korsanlık olarak nitelendirdi. ADNOC saldırıyı devlet ajansı WAM üzerinden doğruladı, ancak saldırganı adlandırmadı; yaralanan olmadı. İran yanıt vermedi. Bakanlık, Devrim Muhafızları'nın boğazı ekonomik baskı aracı olarak kullandığını söyledi ve saldırıları bölgesel istikrar ile küresel enerji güvenliğine doğrudan tehdit saydı. Şirket, ADNOC gemilerini hedef alan bu tür ikinci olayın bir haftadan kısa sürede yaşandığını, şubatta başlayan çatışmadan bu yana gemilerinin defalarca saldırıya uğradığını bildiriyor. Saldırıyı kimin düzenlediğine dair bağımsız doğrulama yok; bu yüzden atıf, kanıtlanmış bir bulgu değil, BAE'nin iddiası olarak duruyor. Hürmüz'de yük taşıyan emirlik tankerlerinin güvenliği, böylece hem yerel bir liman meselesi hem de boğazın küresel enerji geçidi kimliği üzerinden okunuyor.[1]
Washington ablukaya bitiş tarihi koymuyor
Aynı koridor zaten ağır askerî ve ticari baskı altında. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Panama'da gazetecilere, donanmanın gemileri dönüşümlü olarak değiştirerek İran limanlarındaki ablukayı süresiz sürdürebileceğini, Tahran'ın da bunun bir takvimi olmadığını bildiğini söyledi. Hegseth, baskının İran nükleer silaha ulaşamayacak duruma gelene kadar süreceğini belirtti; nisandaki ateşkesin geriye dönüp bakıldığında hata olup olmadığı sorusunu yanıtlamayı reddetti. Şubatta başlayan çatışmayı bitirmeye dönük görüşmeler bir anlaşma üretmedi. Hürmüz Boğazı'ndan geçen ticari trafik çatışmanın başlamasından bu yana çöktü ve iktisatçılar, kesinti uzadıkça küresel büyümenin daha çok aşağı çekileceği uyarısını yapıyor. ADNOC gemilerine yönelik saldırılar ile açık uçlu ABD ablukası, bu yüzden birbirinden kopuk olaylar değil, tek bir deniz baskısı düzeninin parçaları. Ablukayı sürdürme kapasitesinin gemilerin dönüşüyle tarif edilmesi, boğazdaki her yeni gemi olayını da süreye bağlı olmayan bir baskı ortamının içinde konumlandırıyor.[2]
Umman kıyısında sızıntı petrol ve kurtarma çalışması
Umman açıklarındaki ayrı bir tanker acil durumu, bu düzeni çevresel bir krize de dönüştürdü. Yaptırım altındaki Rus ham petrolünü taşıyan ve haziranda meydana gelen bir patlamadan bu yana sızıntı yapan Caroline Bezengi tankerini sabitleme çalışması perşembe günü, İngiliz risk şirketi Ambrey'nin eşgüdümünde başladı. Umman makamları bir gün önce petrolün orta kıyıdaki sahillere ulaştığını doğrulamıştı. Greenpeace çarşamba günü lekeyi yaklaşık 1.300 kilometrekare olarak verdi; Umman makamları pazartesi yaklaşık 400 kilometrekare tahmin etmişti, temmuz sonunda ise leke 45 kilometrekare dolayındaydı. Ambrey'nin küresel müdahale direktörü Ed Wollaston, çalışmanın gece gündüz sürdüğünü ve Khareef muson mevsiminin koşulları son derece zorlaştırdığını söyledi. Tanker Hallaniyat adaları yakınındaki koruma alanının açığında bulunuyor; sızıntı enerji güvenliğini, savaş dönemi deniz riskini ve kıyı hasarını aynı su yolunda birleştiriyor. Hürmüz'deki saldırı iddiaları, açık uçlu liman ablukası ve Umman kıyısındaki petrol lekesinin yan yana gelmesi, boğaz çevresindeki baskının artık yalnızca geçiş ücretleri ya da gemi sigortası üzerinden değil, sahil ve deniz yaşamı üzerinden de okunmasını zorunlu kılıyor.[1], [2], [3]