Kabil yatırım ve büyükelçilik isterken kadın örgütlerinin yarısı kapanma tehlikesinde
Taliban yönetimi Washington'dan büyükelçilik ve maden yatırımı isterken Afgan kadınlar yasakların günlük etkisini anlatıyor; kaynak kesintileri kadın örgütlerinin yarısını kapanma tehlikesine sürüklüyor.
Jeopolitik··Akşam
Muttaqi büyükelçilik ve maden yatırımı istiyor
Dışişleri Bakanı Amir Khan Muttaqi, The New York Times'a verdiği röportajda Afganistan'ın Amerika Birleşik Devletleri ile karşılıklı saygıya dayanan bir ilişki kurmak istediğini söyledi. Savaş faslının kapandığını savunan Muttaqi, Washington'ın Kabil'deki büyükelçiliğini yeniden açabileceğini, diplomatik varlığını sürdürebileceğini ve madenlere, barajlara ve yollara yatırım yapabileceğini anlattı; Amerikan askerlerinin ülkeye dönmesini ise açıkça dışladı. Çağrı, Amerikan güçlerinin çekilmesinin ve Taliban'ın iktidara dönmesinin üzerinden beş yıl geçmişken geldi. Kabil yönetimi yalıtılmışlığını azaltmaya çalışıyor; Rusya, Özbekistan ve diğer komşularla bağlarını güçlendirdiğini hatırlatıyor. Atlantic Council'den Michael Kugelman, Afgan maden zenginliğinin ekonomik çıkarlara odaklanan bir yönetim için çekici olabileceğini değerlendirdi. Amerika Birleşik Devletleri 2004 ile 2021 arasında Afgan madenciliğine yaklaşık 1 milyar dolar harcadı; bir devlet denetim kurumu daha sonra bu çabanın az somut sonuç verdiği kanısına vardı. Eski diplomat Robin Raphel ise yeniden temasın Kabil'de yerinde bir Amerikan varlığı gerektireceğini, bunun Washington'da hâlâ zor kabul gördüğünü belirtti. Böylece diplomatik açılım talebi, maden yatırımı vaadi ve askerî varlığın dışlanması aynı pakette sunuluyor; karşılığında Kabil'de fiili bir büyükelçilik varlığı hâlâ Washington için aşılması güç bir eşik olarak duruyor.[1]
Kadınlar günlük yasakları anlatıyor, Muttaqi kapsamı tartışıyor
Aynı hafta Afganistan'ın dört bir yanındaki kadınlar BBC'ye, Taliban'ın yönetimi devralmasının üzerinden geçen beş yılda hayatlarının tanınmaz hâle geldiğini anlattı. 12 yaşın üstündeki kızlar okuldan men edildi; erkek refakatçi olmadan seyahat kısıtlandı ve çocuk yaşta evliliğe hukuki onay ima eden bir yasa yürürlüğe girdi. Afganistan, kızların ortaöğretim ve yükseköğretimden resmen men edildiği tek ülke konumunda. Unicef'in yaklaşık 2,6 milyon kızın 6. sınıftan sonra okula gidemediğini bildiren raporuna sorulduğunda Muttaqi, kadınlar için her şeyin yasak olduğunu söylemenin doğru olmadığını, 3 milyon kızın okullara ve medreselere devam ettiğini savundu. Dinî okulların nasıl doktor yetiştireceği sorulduğunda ise kadınların işlerinin yalnızca küçük bir bölümünün ikinci bir duyuruya kadar kısıtlandığını söyledi. Birleşmiş Milletler'e göre ülkede kadınların yüzde 7'si çalışıyor. Shakiba adlı bir kadın, 15 Ağustos'un hayatının en acı günü olduğunu, ortaöğretimini çevrimiçi tamamladığını ama artık pilot olabileceğine inanmadığını anlattı. Resmî dil yasağın dar bir dilim olduğunu söylerken, tanıklıklar eğitim, hareket ve çalışma alanlarının aynı anda daraldığını gösteriyor; iki anlatı aynı bakanın ağzından ve sahanın sesinden yan yana duruyor.[2]
Fon kesintisi kadın örgütlerinin yarısını kapanma eşiğine getiriyor
UN Women, Afganistan'da anket yapılan 74 kadın örgütünün yarısından fazlasının bir yıl içinde faaliyetlerini askıya alabileceğini ya da kapatabileceğini bildirdi. Kuruluşun Afganistan temsilcisi Susan Ferguson, donör ülkelere fonları kesmemeleri çağrısı yaptı; kesintinin Afgan kadınların acısını derinleştireceğini söyledi. Rapora göre bu örgütlerin dörtte üçüne yakını 2025'te bütçe kesintisi yaşadı ve üçte ikisi elinde altı ay veya daha az işletme fonu kaldığını bildirdi. Afganistan için açılan 1,7 milyar dolar tutarında insani yardım çağrısının yalnızca yüzde 25'i karşılandı. Taliban'ın ağustos 2021'de yeniden iktidara gelmesinden bu yana kadınların haklarını kısıtlayan 100'den fazla karar çıkarıldı. Ortak bir açıklamaya imza atan 56 ülke, kadınlara ve kız çocuklarına yönelik sistemli baskının mevcut düzenin belirleyici özelliği hâline geldiğini bildirdi. Kabil Washington'dan büyükelçilik ve maden yatırımı isterken, saha tanıklıkları ve UN Women'ın kapanma uyarısı aynı beşinci yıl dönümünde yan yana duruyor: diplomatik ve ekonomik açılım talebi, kadınların günlük kısıtları ve yardım ağının zayıflaması tek bir tabloyu oluşturuyor. Fon çizgisi çekilirse, kadınların hayatta kalmasına dayanak olan örgütlerin yarısından fazlası bir yıl içinde sahneden çekilebilir.[3], [1], [2]