Tek finansör, ortak trafik
Podyumlara değil, yüke bakmak gerekir. Tamamı Kanada tarafından finanse edilen 4,7 milyar dolar değerindeki köprü, hiçbir ABD yetkilisinin katılmadığı bir törenle açıldı ve geçiş geliri paylaşımı anlaşmazlığı çözülmeden duruyor. Trump, Truth Social'da ABD'nin artık kârın yüzde 50'sini aldığını yazdı ve Kanada mallarına yüzde 50 tarife tehdidinde bulundu. Sayılar, bir altyapı projesinin nasıl bir pazarlık aracına dönüştüğünü gösteriyor: finansmanı bir taraf üstlenmiş, geliri iki taraf paylaşmaya çalışıyor.[1]
Sabit bir darboğazın rantı
Bir köprünün asıl özelliği, kolayca yeniden yönlendirilememesidir; yük bu darboğazdan geçmek zorundaysa, geçiş geliri kimin cebine akacak sorusu doğrudan siyasi kaldıraç olur. Kanada mallarının yaklaşık yüzde 70'i ABD'ye gittiği için bağımlılık asimetriktir ve bu, ABD'ye pazarlıkta zaman avantajı verir. Buradaki mekanizma bir gümrük hattının rantı üzerindeki mücadeledir; bedeli, iki yakadaki taşıyıcılar ve nihayetinde daha yüksek geçiş maliyetiyle karşılaşabilecek tüketiciler öder.[1]
Bir alternatif okuma, yüzde 50 tarife tehdidinin bir müzakere pozisyonu olduğu ve geçiş geliri paylaşımı yeniden düzenlenirse tarifenin gelmeyeceğidir. İzlenecek gözlemlenebilir sinyal nettir: ilerleyen dönemde taraflar geçiş geliri paylaşımını yeniden müzakere ederek bir formüle mi varır, yoksa yüzde 50 tarife fiilen uygulanıp maliyeti sınır ticaretine mi yansır?[1]