Bir kemik ile kadim DNA iki aile tarihini daha geriye taşıyor
Bir kemikteki doğum çizgisi memeli soyunda canlı doğumu 90 milyon yıl geriye iterken Yorkshire DNA'sı, Demir Çağı'nda soyun dokuz kuşak boyunca anneden kıza izlendiğini gösteriyor.
Bilim··Öğle
Bir kemikteki doğum çizgisi canlı doğumu 90 milyon yıl geriye itiyor
Arjantin'de bulunan, köpek boyunda ve yaklaşık 236 milyon yıl önce yaşamış Chiniquodon theotonicus'un kemiğindeki bir büyüme halkası, hayvanın yumurtadan çıkmak yerine canlı doğduğuna işaret ediyor. Leandro Gaetano ve arkadaşları bulguyu Frontiers in Mammal Science dergisinde bildirdi; doğruysa memeli soyunda canlı doğum, sanılandan 90 milyon ile 95 milyon yıl önce başlamış oluyor. Ekip, kemikte doğumdan hemen sonraki hızlı büyümede oluşan düzensiz bir katman olan doğum çizgisini ölçtü. Ön ve arka bacak kemiklerinin boyutundan yola çıkarak hayvanın öldüğünde yaklaşık 12 kg, doğduğunda ise yaklaşık 1,7 kg, yani erişkin ağırlığının yaklaşık yüzde 14'ü olduğunu tahmin etti. Bu oranı bugün yaşayan 1.869 memeli, 2.619 kuş dışı sürüngen ve 782 kuş türüyle karşılaştırdılar. Benzer ağırlıktaki sürüngenlerin yavruları erişkin kütlesinin yüzde 0,1–0,6'sı, kuşlarınki yüzde 1,3–4,5'i kadar; memelilerde ise oran yüzde 20'ye çıkabiliyor. Çalışmaya katılmayan Bristol Üniversitesi'nden Emily Rayfield bulguyu kesin kanıt saymıyor, canlı doğuma işaret ettiğini söylüyor. Gaetano, Permiyen sonu büyük yok oluşun ardından Triyas'ın kuraklığında ve yoğun avlanma baskısında bir yumurtanın kaçamayacağını, yavrunun kaçabileceğini vurguluyor.[1]
Yorkshire DNA'sı soyun dokuz kuşak anneden kıza gittiğini gösteriyor
Çok daha yakın bir aile hattında York Üniversitesi'nden Ian Armit ve arkadaşları, Roma öncesi Britanya'da Arras kültürüne ait yaklaşık 500 bireyin DNA'sını dizdi. Anne hattı dokuz kuşak boyunca izlenebiliyor; babalar mezarlıkta çoğu zaman yok. Çalışma iki anne soyu arasında yinelenen evlilik örüntüsüne de işaret ediyor; mezarlık düzeni, soyun anneden kıza okunabildiğini pekiştiriyor. Örneklerin yaklaşık 400'ü, Doğu Yorkshire'daki Wetwang Slack'ten geliyor. Britanya'nın bilinen en büyük Demir Çağı mezarlığı olan bu alan en yoğun biçimde MÖ dördüncü ile ikinci yüzyıllar arasında kullanılmış. Mezarlıktaki kadınların çoğunun anne gibi yakın akrabaları da orada gömülüyken erkekler için bu daha seyrek; birkaç örnekte bir alandan gelen erkeğin başka bir alanda çocuk sahibi olduğu doğrudan görülüyor. En az 12 kadının birden fazla erkekten çocuğu olmuş; ekip bunun ardışık tek eşlilik kadar, anne hattı merkezli bir yapıda çok eşliliği de yansıtabileceğini yazıyor. Aynı anne soyundan gelenler birbirleriyle çocuk sahibi olmaktan kaçınmış; savaş arabasıyla gömülen üç kişi ise yakın akraba birliktelikleriyle bu desenin dışında kalıyor. Liverpool Üniversitesi'nden Rachel Pope bulguyu Demir Çağı algısını değiştirecek nitelikte görüyor. Anne yerleşimi her yerde geçerli değil: güneydoğu İngiltere için başka DNA çalışmaları tersini gösteriyor.[2]
İki kanıt soyu daha geriden ve daha kadın merkezli okutuyor
Bir kemik ile bir mezarlık DNA'sı, aile ve üreme tarihini iki ayrı ölçekte geriye ve yanlara taşıyor. Chiniquodon örneğinde doğum çizgisi ve doğumda tahmini yüzde 14'lük erişkin kütlesi, canlı doğumu memeli soyunda 90 milyon ile 95 milyon yıl daha eskiye çekiyor; Rayfield bunu kesin kanıt saymıyor ama canlı doğuma uygun buluyor. Arras örnekleminde anne hattı dokuz kuşak izleniyor, kadınlar mezarlıkta akrabalarıyla kümeleniyor ve en az 12 kadın birden fazla erkekten çocuk sahibi oluyor. İkisi de doğrudan bir "aile" fotoğrafı çiziyor: biri Triyas memeli akrabasında doğum biçimini, diğeri Demir Çağı Yorkshire'ında soyun kimden geçtiğini. Her iki çalışma da sınırını açık tutuyor. Kemik tek bir bireyden geliyor ve canlı doğuma tutarlı ama ispat değil; DNA çalışması henüz dergi değerlendirmesini tamamlamamış, anne yerleşimi güneydoğu İngiltere için genellenmiyor. Yine de haftanın bilimi, soy ağacını hem jeolojik derinlikte hem de insan arkeolojisinde yeniden kuruyor: memeli yavrusu yumurtadan daha erken ayrılmış olabilir ve Roma öncesi bir Britanya toplumunda anneden kıza giden hat, mezarlıkta babalardan daha kalıcı iz bırakmış.[1], [2]